Ara

Keytruda (Pembrolizumab) Akciğer (Küçük Hücreli Dışı) Kanseri Kazandığımız Davanın Sonucu

Güncelleme tarihi: 26 Eyl


T.C.

İSTANBUL

x. İDARE MAHKEMESİ


ESAS NO : 2021/xxxx

KARAR NO : 2022/xxx


DAVACI : Kxxxxxxxxxx

VEKİLİ : AV. TÜRKER FATİH ÇİÇEK -UETS[15732-37388-67239]


DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

VEKİLİ : xxxxxxxxxxxxx

DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, "akciğer kanseri" teşhisi konulması nedeniyle Keytruda (Pembrolizumab) isimli ilaç bedelinin tedavi boyunca SGK tarafından karşılanması ve ödenmiş olan 26.000,00-TL ilaç bedelinin iadesi talebiyle yapılan 17.11.2021 tarihli başvurunun reddine ilişkin 18.11.2021 tarih ve xxxxxxxxx sayılı işlemin; hukuka aykırı olduğu, 11.11.2021 tarihinde itibaren Keytruda tedavisine başlanmasının planlandığı, ancak ekonomik nedenlerle ilacın temin edilemediği, tedavisiz kalınması durumunda kısa vadede hayatını kaybetmesi durumunun ortaya çıkacağı, ilaçların geri ödemesinin yapılmamasıyla Anayasanın 17. maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği iddia edilerek iptali ile ödenmiş olan 26.000,00-TL ilaç bedelinin idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmektedir.


SAVUNMANIN ÖZETİ : Usule yönelik olarak davanın zamanaşımına uğramış olması ve süresinde açılmamış olması nedeniyle usulden reddi gerektiği, görevli yargı yerinin adli yargı, yetkili Mahkemenin de Ankara Mahkemeleri olduğu, esasa ilişkin olarak, Sağlık Ödeme Tebliği kapsamında davacının tedavisi sırasında kullanıldığını bildirdiği Keytruda (Pembrolizumab) infüzyonluk çözelti hazırlamak için konsantre 100mg/4ml Flakon jenerik isimli ilacın Sağlık Uygulama Tebliğinin Beledi Ödenecek İlaçlar Listesi olan Ek 4/A ve Ek 4/C listesinde bulunmadığından geri ödemesinin mümkün olmadığı, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.


TÜRK MİLLETİ ADINA


Karar veren İstanbul x. İdare Mahkemesi'nce, davalı idarenin usule yönelik itirazları yerinde görülmeyerek, dosya incelendi, işin gereği görüşüldü:


Dava, davacı tarafından, "akciğer kanseri" teşhisi konulması nedeniyle Keytruda (Pembrolizumab) isimli ilaç bedelinin tedavi boyunca SGK tarafından karşılanması ve ödenmiş olan 26.000,00-TL ilaç bedelinin iadesi talebiyle yapılan 17.11.2021 tarihli başvurunun reddine ilişkin 18.11.2021 tarih ve xxxxxxxxx sayılı işlemin; hukuka aykırı olduğu iddia edilerek iptali ile ödenmiş olan 26.000,00-TL ilaç bedelinin idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.


Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin nitelikleri sayılırken sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış, 5. maddesinde, Devletin temel amaç ve görevleri sayılarak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla görevli olduğu belirtilmiş, 17. maddesinin birinci fıkrasında ise, herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu kurala bağlanmıştır.


Öte yandan, Anayasa'nın 56. maddesinde, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, tasarruf ve verimi artırarak, işbirliği gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği, Devletin bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği; 60. maddesinde, herkesin, sosyal ve güvenlik haklarına sahip olduğu, Devletin, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alıp teşkilat kuracağı, 65. maddesinde ise, Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda, Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği düzenlemelerine yer verilmiştir.


5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun "Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri" başlıklı 64. maddesinde, "Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri şunlardır: a) Vücut bütünlüğünü sağlamak amacıyla yapılan ve iş kazası ile meslek hastalığına, kazaya, hastalıklara veya konjenital nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan durumlarda yapılacak sağlık hizmetleri dışında estetik amaçlı yapılan her türlü sağlık hizmeti ile estetik amaçlı ortodontik diş tedavileri. b) Geleneksel, tamamlayıcı, alternatif tıp uygulamaları ve Sağlık Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık Bakanlığınca tıbben sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri. c) Yabancı ülke vatandaşlarının; genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayıldığı tarihten önce mevcut olan kronik hastalıkları... Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Kurumca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü öngörülmüştür.



Sağlık Uygulama Tebliği'nin "Reçetelere yazılabilecek ilaç miktarı" başlıklı 4.1.4 maddesinin dördüncü fıkrasında, "Bir ilacın Ülkemizde onaylanmış endikasyonu ve Kısa Ürün Bilgisinde tanımlanan dozu dışındaki her türlü kullanımı, Sağlık Bakanlığınca verilen endikasyon dışı ilaç kullanım onayı ile mümkündür.

a) Bir ilacın ülkemizde onaylanmış endikasyonu dışındaki her türlü kullanımı için Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan “Endikasyon Dışı İlaç Kullanımı Kılavuzu”nda belirtilen esaslara da uyulacak olup, kılavuzda tanımlanmamış durumlar için hasta bazında Sağlık Bakanlığı endikasyon dışı ilaç kullanımı onayı aranır.

b) Kurum web sayfasında yayımlanan EK-4/D Listesinde yanında (*) yıldız işareti bulunmayan ilaçların, söz konusu listede ilişkilendirilen hastalıklarda kullanımı halinde Sağlık Bakanlığı endikasyon dışı ilaç kullanım onayı aranmaz.

c) Sağlık Bakanlığı tarafından verilen endikasyon dışı ilaç kullanım onaylarında, bu onay için süre belirtilmemiş ise rapor yenilenmesinde yeni onay aranmaz.

ç) Endikasyon dışı ilaç kullanım onayı aranacak ilaçlar için reçeteler ve sağlık raporları ilgili uzman hekim/hekimlerce düzenlenir.

d) Bir ilacın ülkemizde onaylanmış endikasyonunda tanımlı olmayıp, SUT’ta özel düzenleme olarak yer alan koşulu dışında kullanımı, Sağlık Bakanlığınca hasta bazında verilen endikasyon dışı ilaç kullanım onayı ile mümkündür.

e) EK-4/A Listesinde yer alan ve SUT’ta endikasyona dayalı özel düzenlemesi olan bir ilacın, bu düzenlemenin yürürlük tarihinden sonra Sağlık Bakanlığınca sonradan ilacın ülkemizdeki ruhsatlı endikasyonlarına yeni bir endikasyon eklenmesi halinde; ilacın eklenen yeni endikasyonda kullanımı, Sağlık Bakanlığınca hasta bazında verilen endikasyon dışı ilaç kullanım onayı ile mümkündür." düzenlemesine yer verilmiştir.


Devletin, herkesin sağlıklı bir yaşam sürdürmesi için gerekli teşkilatı kurmakla, yaşam hakkını sosyal hukuk devleri ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmakla ve sosyal güvenlik hakkını sağlayacak gerekli tedbirleri almakla görevli olduğu ve bu amaçla sosyal güvenlik hakkına sahip kişilerin tedavi giderlerinin ödenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi için, içlerinde davalı idarenin de yer aldığı, bazı kurum ve kuruluşlara düzenleme yapma yetkisi verdiği, ancak söz konusu yetkinin planlama ve bazı düzenlemelerin yapılması amacıyla kullanılması gerektiği açık olup; yetkinin veriliş amacı aşılarak, ilgililerin sağlık hizmetine ulaşmasının engellenmesi veya ağır bir mali yük altında bırakılması sonucunu doğuracak şekilde uygulanması hukuken mümkün bulunmamaktadır.


Dosyanın incelenmesinden; 5434 sayılı yasa kapsamında kamu emeklisi (öğretmen) olan davacıya "akciğer kanseri" teşhisi konulması nedeniyle, Keytruda (Pembrolizumab) isimli ilaç bedelinin tedavi boyunca SGK tarafından karşılanması ve ödenmiş olan 26.000,00-TL ilaç bedelinin iadesi talebiyle 17.11.2021 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun 18.11.2021 tarih ve xxxxxxxxx sayılı işlemle reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali ile ödenmiş olan 26.000,00-TL ilaç bedelinin idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.


Uyuşmazlıkta, dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacıya "akciğer kanseri" hastalığı tanısı konulduğu, davacının tedavisini takip eden Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalında görevli xxxxxxxxxxxxxxxxxxxİ tarafından, davacının hastalığının tedavisi için Keytruda 100 mg/4 ml infüzyonluk çözeltinin kullanılması gerektiğinin reçete edildiği, söz konusu ilacın davacının hastalığının tedavisi için gerekli olduğu hususunun alanında uzman doktor reçetesiyle sabit olduğu görülmektedir.

Bu durumda, davacının hastalığı da göz önüne alındığında, tedavide kullanılacak ilacın davacı açısından yaşamsal öneminin bulunduğu, ilacın kullanımının davacının tedavisinin planlanmasından ve bu tedavide uygulanacak ilacın belirlenmesinden sorumlu uzman doktor tarafından reçete edildiği, dolayısıyla sözü edilen ilaç bedelinin idarece ödenmemesinin, 5510 sayılı Yasa kapsamında tedavi yardımından yararlanan davacının sağlıklı yaşam hakkı ve sosyal devlet ilkesi ile bağdaşmayacağı, aksine bir uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan yaşam hakkı ilkesine aykırılık teşkil edeceği anlaşıldığından, söz konusu ilacın bedelinin kesintisiz olarak davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmakla, bu yöndeki başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır.


Öte yandan; Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında; idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden dolayı doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralına yer verildiğinden, hukuka aykırılığı Mahkememizce saptanan dava konusu işlem sebebiyle davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan 26.000,00-TL tutarındaki ilaç bedelinin idareye başvuru tarihi olan 17.11.2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ve kesintisiz olarak davalı idarece davacıya ödenmesi gerekmektedir.


Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline, davacının tazmin talebinin kabulü ile davacı tarafından karşılanmış olan 26.000,00-TL ilaç bedelinin, idareye başvuru tarihi olan 17.11.2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ve kesintisiz olarak davalı idarece davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 378,80-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücreti avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 31/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Başkan Üye Üye

xxxxxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxxxxx

xxxxx xxxxxx xxxxxx


0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör