Mide Kanseri - OPDİVO İlaç İçin Kazandığımız Davanın Sonucu
- Av.Dr. Türker Fatih ÇİÇEK

- 28 Ağu
- 7 dakikada okunur
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BAKIRKÖY
. İŞ MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI (MÜTEVEFFA) :
DAVACILAR :
VEKİLİ : Av. TÜRKER FATİH ÇİÇEK
DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
VEKİLLERİ :
DAVA : İş (Kurum İşleminin İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 04/06/2025
KARAR TARİHİ : 13/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İş (Kurum İşleminin İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacılar vekilinin dava dilekçesine özetle; Müvekkili 'a mide malign neoplazmı tanısı konulduğunu, uzman onkolog hekimi tarafından nivolumab etkin maddeli OPDİVO ticari isimli ilaç reçete edildiğini, reçete edilen OPDİVO isimli ilacın hastanın bulunduğu endikasyondaki kullanımı için endikasyon dışı kullanım onayı alınmasına gerek bulunmadığını, hastanın bulunduğu endikasyonun Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış olduğunu, ilaç bedelinin karşılanması talebiyle Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'ne başvuru yapılmışsa da kurumun taleplerini reddettiğini, ilacın bu tanıda geri ödemesinin mümkün olmadığının ifade edildiğini, Marmara Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren ve bu dosyalar için mahkemelere bilirkişilik hizmeti de veren sağlık kurulu tarafından durum bildirir rapor tanzim edildiğini, müvekkili tarafından tedavinin devamlılığını sağlamak adına birtakım ilaç bedellerinin karşılanmak zorunda kalındığını, kullanılan ilaç bedellerinin;1182.655,16 TL olduğunu, “Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Kurumu'nun OPDİVO (nivolumab) ticari isimli ilaç bedellerinin tamamıyla, kesinti yapılmaksızın karşılanması talebinin reddine dair kararının tedbiren durdurulmasına, OPDİVO ticari isimli nivolumab etken maddeli ilacın bedelinin davacının tedavisi devam ettiği sürece Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karar kesinleşinceye kadar kesinti yapılmaksızın karşılanmasına, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Nivolumab (Opdivo) ticari isimli ilaçların geri ödemesinin yapılması talebimizin reddine dair tarih ve sayılı kararının iptaline, Müvekkilin tedavinin devamlılığını sağlamak adına bedellerini ödeyerek aldığı ilaç bedellerinin, fazlaya ilişkim tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 182.655,16 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafımıza iadesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini Dava ve talep edilmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesine özetle;“Sağlık Uygulama Tebliğinin “Bedeli ödenecek ilaçlar (EK-4/A)” başlıklı 4.1.9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen “Kurumca bedeli ödenecek olan ilaçlar Kurumun resmi internet sitesinde yayımlanan “Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi” nde TEK-A/A) belirtilmiştir. Bu listede ticari isimleri ve barkod/karekod numaraları yer almayan ilaçların bedelleri hiçbir koşulda Kurumca ödenmez. Yurt dışından temin edilen ilaçlar için özel düzenlemeler saklıdır.” hükmü kapsamında işlemlerin yürütülmekte olduğunu, Sağlık Uygulama Tebliğinin “Yurt dışından ilaç getirilmesi” başlıklı 4.3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında da belirtildiği üzere bu madde kapsamında Sağlık Bakanlığı izni ile yurt dışından temin edilerek tedavide kullanılan ilacın/ilaçların ülkemizde ruhsat alarak satış İzni alması durumunda sözleşmeli eczanelerden şahıslara düzenlenecek faturalara dayanılarak “ara ödeme” şeklinde bedellerinin karşılanabildiğini, ülkemizde ruhsatlı olmayan veya ruhsatlı olduğu halde çeşitli nedenlerle yurt içinden temin edilemeyen ilaçların bedellerinin, Sağlık Uygulama Tebliğinin (SUT) "Yurt dışından ilaç getirilmesi" başlıklı "4.3" üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "(1) Kurum sağlık yardımlarından yararlardırılan kişiler için gerekli görülen ve yurt içinden sağlanması mümkün olmayan ilaçların, yurt içinde bulunmadığı ve kullanılmasının zorunlu olduğu Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanarak ilaç teminine izin verildiği takdirde yurt dışından temini mümkündür. Bu amaçla, Türk Eczacıları Birliği (TEB) ile Kurum arasında protokol yürürlüktedir. Mevzuat değişikliği yapılarak Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş diğer taraflarla da protokol yapılabilir." hükmü çerçevesinde Kurumumca karşılanabildiğini, bir ilacın gerek SGK ve TEB gerekse de şahıslar tarafından yurt dışından temin edilebilmesi için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) “Yurt Dışı İlaç Listesi”nde kayıtlı olması gerektiğini, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) “Yurt Dışı İlaç Listesi”nde kayıtlı olma durumu adı geçen listede yer alan tüm ilaçların SGK tarafından ödendiği anlamını taşımadığını, bu listede yer alan ilaçlardan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) eki “Yurt Dışı İlaç Fiyat Listesi”nde (EK-4/C) bulunanların bedellerinin Kurum tarafından karşılandığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri ve finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin sağlanma yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesine ilişkin iş ve işlemlerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve bu Kanundan dayanakla yayımlanmış diğer Kurum mevzuatı doğrultusunda yürütülmekte olduğunu, mevzuat düzenlemeleri doğrultusunda Kurumca bedeli ödenecek ilaç listelerinde yer alan ilaçlar için katılım payı alınması gereken durumlarda ilaçların Kurumca ödenecek bedelleri üzerinden katılım payı hesaplandığı ve yine SUT'un "1.8 ve 4.4.1. Düzenlemeleri gereğince ilaç bedellerinin kesintisiz olarak ödenmesine karar verilmesinin mümkün olmadığını belirterek sonuç olarak; haksız ve hukuka aykırı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, Haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacılar murisinin kanser hastalığının tedavisinde kullanılan ilaç bedelinin kurum tarafından karşılanması gerektiği ve dava açılmadan önce ödenen ilaç bedellerinin iadesi talebine ilişkin olup müteveffaya ilişkin tedavi evrakları ve kurum kayıtları dosyamız arasına celp edilmiştir. Dava konusu ilaca ilişkin faz çalışmalarını gösterir kayıtlar üretici firma aracılığıyla dosya arasına alınmış, Eczacılar Birliği tarafından verilen cevapta dava konusu ilacın eşdeğerinin bulunmadığının bildirildiği,
Dosya içerisinde bulunan Süreyyapaşa SGM'nin yazı cevabı ekinde davacı tarafından kurumlarına yapılan başvuruyu gösterir işlem dosyasının gönderildiği, davacının kurumlarına yaptığı 26.05.2025 tarihli başvuruya istinaden Topkapı SGM tarafından 29.05.2025 tarihli cevapla davacıya ilişkin hastalık teşhisinde dava konusu opdivo isimli ilacın geri ödemesinin mümkün olmadığının bildirildiği,
Topkapı SGM tarafından verilen 15.08.2025 tarihli cevapta son sut değişikliği kapsamında dava konusu ilacın 26.07.2025 tarihinden itibaren geri ödemesinin mümkün olduğunun bildirildiği, davacı sut değişikliğinden sonra 19.11.2025 tarihinde vefat ettiği,Dosya rapor hazırlamak üzere İstinye Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü gönderilerek üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından dosyaya sunulan raporda, hastaya PD-L1 testinin yapıldığının tespit edildiği, ilacın kullanımının tıbben ve fennen uygun olduğu, dava konusu tedavinin diğer tedavilere göre daha etkili ve yararlı olduğu, hastanın tedaviye çok iyi yanıt aldığı, ilacın bu hastada kullanılması için bütün faz çalışmalarının eksiksiz olarak tamamlandığının rapor edildiği,Sonrasında mahkememiz dosyası rapor hazırlamak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş dosyaya sunulan hesap raporunda faturalar toplamı olan 182.655, 16 TL nin geri ödemesinin uygun olduğunun rapor edildiği,Sosyal Güvenlik Kurumu'nun kuruluş ve işleyiş amacının mensuplarının sağlıklı olarak yaşamlarını idame ettirmesi olduğu düşünüldüğünde mensubu olan bir hastaya tedavisini yapan doktorlar tarafından hastalığın tedavisinde uygun görülen ilacın bedelinin SUT koşullarında karşılanması da Sosyal Güvenlik Kurumu'nun görevleri arasında yer almaktadır.
Bireylerin sağlık hakkına ilişkin olarak Anayasanın 56. maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi arttırarak, iş birliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.” hükmü amirdir.
Sosyal Güvenlik Hakkı yönünden Anayasanın 60 ıncı maddesinde; “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.” hükmü amir olup, sağlık hakkı ve sosyal güvenlik hakkı Anayasa’da “temel haklar” arasında yer alan Türkiye’nin taraf olduğu ve usulüne göre iç hukukuna dahil ettiği uluslararası hukuk kaynakları tarafından düzenlenmiş insan haklarıdır. Sağlık hakkının, Anayasanın 90’ıncı maddesindeki hüküm gereği “esas alınma” niteliği ile Devletin sağlık hakkından doğan ödevleri yönünden Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan “insan haklarına saygılı, … sosyal hukuk devleti” niteliği, devletin Anayasal ve Uluslararası Sözleşmeler ile Sağlık ve Sosyal güvenlik alanlarında hakların sağlanması açısından yükümlülükler altına girmiş bulunduğu, davacının tedavi gördüğü hastalığı dikkate alındığında ilaç kullanmaması halinde yaşama hakkının ihlal edileceği göz önüne alınarak değerlendirildiğinde davacının rahatsızlığı nedeniyle tedavisinde kullanması uygun bulunan ilacın endikasyon dışı kullanımı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiği anlaşılmakla ,
Böylece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın davacı kanser hastalığının tedavisinde kullanılan ilaç bedelinin kurum tarafından karşılanması gerektiğinin tespitine ilişkin olduğu müteveffanın kurum sigortalısı olduğunun anlaşıldığı, hükme esas alınan üç kişilik uzman bilirkişi heyeti tarafından alınan bilirkişi raporuna göre de, davaya konu ilacın kullanımın önerildiği ve ilacın kullanımın fayda sağladığının rapor edildiği, böylece davacının davalı kurum sigortalısı kapsamında bulunduğu, ve tedavi anlamında daha etkin ve hastalık için uygun tedavi seçeneği olduğu, sağlık yardımlarının kapsamının tedavi süresince gerekli ilaç ve iyileştirme giderlerini kapsaması gerektiği, hangi ilacın uygulanacağı hususunun doktorların karar vereceği tıbbı bir karar olduğu, takibini yapan onkologlar tarafından bahse konu ilacın tüm yan etkileri göze alınarak kullanılmaya başlanılmış olması, davacının hastalığının tanısı ve tedavisinde karar veren hekimlerin konusunun uzmanı olmaları, hayati tehlikesi bulunan ve eşdeğeri bulunmayan ilacın sağlanması için belirtilen şartları sağlanmasının davacıdan istenemeyeceği, hastalıkta davaya konu ilacın kullanımı hayati öneme sahip olduğu, kaldı ki kurum tarafından davacı tarafından yapılan başvuruya karşılık ilaç bedeli karşılanmayıp, istenen şartları sağlaması gerektiğinin kendisine bildirildiği, böylece davalı kurum tarafından davaya konu ilaç bedelinin karşılanmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilacın yaşam süresini artırdığının rapor edilişi davacının tedavi gördüğü hastalığı dikkate alındığında ilaç kullanmaması halinde yaşama hakkının ihlal edileceği göz önüne alınarak, T.C. Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde yer alan yaşama hakkı, sağlık hakkı, sosyal güvenlik hakkı ilkeleri ve dosyamız arasına alınan bilirkişi raporu ve tüm tespitler birlikte dikkate alındığında, davacının kanser tedavisinde hekimi tarafından kullanılması uygun görülen dava konusu ilaç bedellerinin davalı kurum tarafında ödenmesi gerektiği anlaşılmakla,Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2026/6484 esas ve 2026/6783 karar sayılı ilamında da yer aldığı ve ilk derece mahkemesinin benzer dosyadaki kabul kararının onandığı da anlaşılmakla, dava konusu ila. 26.07.2025 tarihinden itibaren geri ödeme kapsamına alınmakla iş bu davanın kabulü ile müteveffanın tedavisinde kullanılan opddivo isimli ilacın bedelinin davalı kurum tarafından kesintisiz olarak 26.07.2025 tarihine kadar karşılanmasının gerektiğinin tespitine aksine Topkapı Sgm'nin 15/01/2025 tarihli kurum işleminin iptaline , 26.07.2025 tarihinden sonrasına ilişkin ise dava konusu ilaç davacı yönünden geri ödeme kapsamına alınmakla bu tarihten sonrasına ilişkin dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyaya aldırılan hesap raporuna göre de dava açılmadan önce ödenen ilaç bedellerinin de iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
-Davanın kabulü ile;
-Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin tarih ve sayılı kurum işleminin iptali ile davacılar murisi TC kimlik numaralı n tedavisi boyunca kullandığı NİVOLUMAB etken maddeli OPDİVO isimli ilaç bedelinin 26.07.2025 tarihine kadar kesintisiz olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğinin tespitine, 26.07.2025 tarihinden sonrasına ilişkin ise dava konusu ilaç davacı yönünden geri ödeme kapsamına alınmakla bu tarihten sonrasına ilişkin dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
-Davacılar murisi tarafından dava açılmadan önce ödenen 182.655,16 TL ilaç bedelinin kurum işleminin red tarihi olan 29/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine
-Davacılar kendini vekille temsil ettiğinden A.A.Ü.T. Göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harçların isteği halinde davacılara iadesine,
-Davacılar tarafından harç dışında yapılan toplam 23.175,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-Davalı kurum tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, kararın kesinleştiğinde artan gider avansının iadesine,
Dair; Davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/07/2026
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır



Yorumlar