Akciğer Kanseri - TECENTRİQ İlaç İçin Kazandığımız Davanın Sonucu
- Av.Dr. Türker Fatih ÇİÇEK

- 10 Tem
- 6 dakikada okunur
T.C.
BURSA
. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
DAVACI :
VEKİLİ : AV. TÜRKER FATİH ÇİÇEK
DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
VEKİLİ :
DAVANIN ÖZETİ : Davacılar tarafından, kanser hastalığı tanısı konulduğundan bahisle davacılar murisinin tedavisi için önerilen "Atezolizumab" etkin maddeli "TECENTRİQ" adlı ilaç bedelinin kurumca karşılanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün tarih ve sayılı işleminin; ilacın 26/07/2025 tarihi itibariyle SUT kapsamına alınarak ödenmeye başladığı, tedavisi için elzem olan, hekimi tarafından kullanımı uygun görülen ve hastalığın geldiği aşama itibariyle alternatifsiz olan ve hatta artık hekimin tercihine göre uygun kullanımda karşılanıyor olan ilacın kullanılmış olan bedellerinin iadesinin davalı idare tarafından verilen hukuka aykırı olduğu aşikar olan bir karar nedeniyle yapılamıyor olmasının kabul edilemez olduğu, tedavisinde yüksek derecede fayda sağlayacağı beklenen, mevcut tedavi yöntemlerinden daha etkili olduğu hekimi ve 3 uzman onkolog hekimden müteşekkil heyet tarafından verilen ilacın kullanım raporu ile ispat edilmiş olan ve kullanılan endikasyon açısından tıbbi uygunluğu olan ilacın sadece SUT kuralları gereğince karşılanmıyor olmasının hukuka aykırı olduğu, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal bir hukuk devleti olduğu ileri sürülerek iptali ile tedavinin devamlılığını sağlamak adına harcanmış olan 92.271,53 TL ilaç bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflarına iade edilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacının hizmet dökümü incelendiğinde 5434 sayılı kanun kapsamında çalışıp çalışmadığının incelenerek davanın idari yargıda görülmesinin caiz olup olmadığına karar verilmesi gerektiği, kanser ilaçlarının ödenmemesi değil, sağlık ve sosyal güvenlik hakkı çerçevesinde, Sosyal Güvenlik Kurumunun yükümlülüklerini yerine getirmesinde optimizasyonun (verilen amaç veya amaçlar doğrultusunda belirli kısıtlamaların sağlanarak en uygun çözümün elde edilmesi) sağlanması ve bu ilaçların fiyatlarının çok yüksek olması sebebiyle istismarın önlenmesi olduğu, davacının taleplerinin kabulünün mümkün olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Bursa . İdare Mahkemesi Hakimliği'nce, dava dosyası incelenerek, davacının duruşma talebi, uyuşmazlığın parasal miktarı itibariyle tek hakimle çözümlenecek davalardan olması, duruşma yapılmasının zorunlu olmaması ve dosyadaki bilgi ve belgelerin işin esasını çözmeye yeterli olması nedeniyle usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınıp duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin esasına geçildi;
Dava, kanser hastalığı tanısı konulduğundan bahisle davacılar murisinin tedavisi için önerilen "Atezolizumab" etkin maddeli "TECENTRİQ" adlı ilaç bedelinin kurumca karşılanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün tarih ve sayılı işleminin iptali ile ile tedavinin devamlılığını sağlamak adına harcanmış olan 92.271,53 TL ilaç bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflarına iade edilmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde; "Türkiye Cumhuriyeti'nin ... sosyal bir hukuk Devleti olduğu", 5. maddesinde; "Devletin temel amaç ve görevlerinin ... kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olduğu", 56. maddesinde; "... Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği; sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabileceği", 60. maddesinde; "Herkesin, sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu; Devletin, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı ve teşkilatı kuracağı", 65. maddesinde; "Devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği" ifade edilmiştir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde; "Koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde kullanılan ilaç, aşı, serum ve benzeri biyolojik maddelerin üretiminin ve kalitesinin teşvik ve temini esas olup, her türlü müstahzar, terkip, madde, malzeme, farmakope mamülleri, kozmetikler ve bunların üretiminde kullanılan ham ve yardımcı maddelerin ithal, ihraç, üretim,dağıtım ve tüketiminin, amaç dışı kullanılmak suretiyle fizik ve psişik bağımlılık yapan veya yapma ihtimali bulunan madde, ilaç, aşı, serum ve benzeri biyolojik maddeler ile diğer terkiplerin kontroluna, murakabesine ve bunların yurt içinde ve yurt dışında ücret karşılığı kalite kontrollerini yaptırmaya, özel mevzuata göre ruhsatlandırma, izin ve fiyat verme işlerini yürütmeye Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı yetkilidir. Özel mevzuatına göre izin veya ruhsat alınmamış ilaç ve terkiplerin üretimi, ithali, satışı ile ruhsat veya izin alınmış dahi olsa ilaç ve terkiplerin bilimsel araştırma amacıyla Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ve ilgili kişinin rızası olmadan insan üzerinde kullanımı yasaktır." hükmüne yer verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 62. maddesinde; "Bu Kanun gereğince genel sağlık sigortasından sağlanacak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmak, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için bir hak, Kurum için ise bu hizmet ve hakların finansmanını sağlamak bir yükümlülüktür. Sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan genel sağlık sigortalısı ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler yararlandırılır. Bu Kanun kapsamındaki kişilere sağlanacak sağlık hizmetleri ve diğer haklar ile kişilerden alınan primlerin tutarı arasında ilişki kurulamaz." düzenlemesi yer almış; 63. maddesinde; "Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri" sayılmış; "...b)Kişilerin hastalanmaları halinde ayakta veya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene, hekimin göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler, laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi ve rehabilitasyon hizmetleri, organ, doku ve kök hücre nakline ve hücre tedavilerine yönelik sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık meslek mensubu sayılanların hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbî bakım ve tedaviler. ...f)Yukarıdaki bentler gereğince sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedavileri için gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortez, protez, tıbbî araç ve gereç, kişi kullanımına mahsus tıbbî cihaz, tıbbî sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbî sarf malzemelerinin sağlanması, takılması, garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri" bu kapsamda gösterilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacılar murisi kanser hastalığı tanısı konulduğundan bahisle tedavisi için önerilen "Atezolizumab" etkin maddeli "TECENTRİQ" adlı ilaç bedelinin kurumca karşılanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün tarih ve sayılı işlemiyle adı geçen ilacın Sağlık Uygulama Tebliği'nin "bedeli ödenecek ilaçlar listesi"nde yer almadığından ilaç bedellerinin ödenmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, bu işlemin iptali istemiyle ve tedavinin devamlılığını sağlamak adına harcanmış olan 92.271,53 TL ilaç bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflarına iade edilmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan Anayasal ve yasal mevzuat hükümleri uyarınca, Devlet, herkesin sağlıklı bir yaşam sürdürmesi için gerekli teşkilatı kurmak, yaşam hakkını sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak ve sosyal güvenlik hakkını sağlayacak gerekli tedbirleri almakla görevli kılınmış; bu kapsamda sosyal güvenlik hakkına sahip kişilerin tedavi giderlerinin ödenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi için kurum ve kuruluşlara düzenleme yapma yetkisi verilmiştir. Söz konusu yetkinin, planlama ve bazı düzenlemelerin yapılması amacıyla kullanılması gerekmekte, bu amacın aşılarak, ilgililerin sağlık hizmetine ulaşmasının engellenmesi veya kişilerin ağır bir mali yük altında bırakılması sonucunu doğuracak şekilde uygulanması hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Bakılan davada, davacıların murisine, tedavisinin devam ettiği Hastanesince kanser hastalığı tanısı konulduğu, davacının tedavisi için önerilen "Atezolizumab" etkin maddeli "TECENTRİQ" adlı ilacın kullanımının ilgili hekim tarafından uygun görüldüğü belirtilmektedir.
Bu durumda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında genel sağlık sigortasından sağlanacak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmanın genel sağlık sigortalısı için bir hak, bu hizmet ve hakların finansmanını sağlamanın ise davalı idare için yükümlülük olduğu, dolayısıyla müteveffanın yaşadığı dönemde hastalığının tedavisi için önerilen ilaç bedelinin karşılanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, T.C. Anayasası'nın 125'inci maddesinin son fıkrasında yer alan "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" hükmü uyarınca, davacıların murisinin tedavisi amacıyla adı geçenin yaşadığı dönemde kendi imkanlarıyla almış olduğu ilaç bedeline karşılık ödenen 92.271,53-TL'nin -ödeme tarihi olan- 09/07/2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1-Dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulü ile davacıların murisinin tedavisi amacıyla adı geçenin yaşadığı dönemde kendi imkanlarıyla almış olduğu ilaç bedeline karşılık ödenen 92.271,53-TL'nin -ödeme tarihi olan- 09/07/2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine,
2-Aşağıda dökümü yapılan 1.394,30 TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
3-Artan gider avansının talep edilmesi halinde derhâl, talep edilmemesi halinde ise bu kararın kesinleşmesinden sonra re'sen ilgilisine iadesine, Gider Avansı Tarifesi'nin 5'inci maddesinin 1'inci fıkrası gereğince Mahkememize hesap numarası bildirilmiş olması halinde iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, aksi halde masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
dair, kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içerisinde Bursa Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 30/04/2026 tarihinde karar verildi.
HAKİM



Yorumlar