top of page

Bronş veya Akciğer Malign Neoplazmı - KEYTRUDA İlaç İçin Kazanmış Olduğumuz Davanın Sonucu

TÜRK MİLLETİ ADINA


T.C.

İstanbul Anadolu

. İŞ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR


ESAS NO : 2024/

KARAR NO : 2026/


HAKİM :

KATİP :


DAVACI :

VEKİLLERİ : Av. TÜRKER FATİH ÇİÇEK

DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI -

VEKİLLERİ :

DAVA : İş (Kurum İşleminin İptali İstemli)

DAVA TARİHİ : 13/11/2024

KARAR TARİHİ : 08/06/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2026


Mahkememizde görülmekte bulunan İş (Kurum İşleminin İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,


GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bronş veya akciğer malign neoplazmı nedeniyle tedavi gören müvekkilin tedavisi için elzem olan Keytruda ticari isimli ilacın geri ödemesinin yapılmasına dair talebimizin SGK tarafından reddine dair kararın iptali, müvekkilin tedavinin devamlılığını sağlamak adına harcamış olduğu ilaç bedellerinin tarafımıza iadesi ve ihtiyati tedbir talebimizden ibarettir.” 'İlacın kullanılmaması durumunda müvekkil hastanın özefagus kanserinin daha erken ilerleyeceği, nüks/ progresyon döneminde yapılacak tedavilerin hastanın yaşayacağı tıbbi sorunları telafi edemeyeceği, hastanın hastalığında hızla ve geri dönüşü olmayan bir bozulmaya ya da ölüme ya da yaşam beklentisinde ciddi azalmaya veya yoğun acıya neden olacağı, bu gerekçelerle hastanın ilacı kullanmasının tıbben zorunlu ve yaşamsal öneme haiz olduğu bilimsel çalışmalar ile sabittir.” “Müvekkil tedavinin devamlılığını sağlamak adına birtakım ilaç bedellerini karşılamak zorunda kaldığını, müvekkilin karşıladığı ilaç bedeli şöyledir; 24/10/2024 - 107.012,00 TL (KDV dahil) toplam: 107.012,00 TL (KDV dahil)” 'Süreyyapaşa Sağlık Sosyal Güvenlik Kurumu'nun KEYTRUDA (Pembrolizumab) ticari isimli ilaç bedellerinin tamamıyla, kesinti yapılmaksızın karşılanması talebinin reddine dair kararını tedbiren durdurulmasına, KEYTRUDA ticari isimli pembrolizumab etkin maddeli ilacın bedelinin davacının tedavisi devam ettiği sürece Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karar kesinleşinceye kadar kesinti yapılmaksızın karşılanmasına, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun KEYTRUDA (Pembrolizumab) ticari isimli ilaçların geri ödemesinin yapılması talebimizin reddine dair tarih ve sayılı kararının iptaline, Müvekkilin tedavinin devamlılığını sağlamak adına ilaç bedeli olarak harcamış olduğu 107.012,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflara iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; "KEYTRUDA" isimli ilaç sağlık uygulama tebliği'nin 4.1.9 . maddesinde belirtilen ek 4/a bedeli ödenecek ilaçlar listesi, 4.1.6. maddesinde belirtilen ek 4/d hasta katılım payından muaf olan ilaçlar listesi ile 4.3. maddesinde belirtilen ek 4/c yurt dışı ilaç fiyat listesi"nde yer almadığından müvekkil kurum tarafından karşılanması ve geri ödenmesi mümkün olmadığını, müvekkil kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığı gibi, yasaya aykırılık da söz konusu olmadığını, mahkemece verilen tedbir kararının açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı belirtilmediğini, tedbir kararına itirazlarımız dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.


DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, ilaç bedellerinin davalı tarafından karşılanması, aksi yöndeki kurum işleminin iptali ve davacı tarafından karşılanan ilaç bedellerinin davalı Kurumdan karşılanması talebine ilişkindir.

Dava tarihinden önce davacı tarafından davalı Kuruma

başvuruda bulunarak davaya konu ilacın karşılanmasını talep etmiş, Süreyyapaşa Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin tarihli sayılı ret işlemi ile

dava konusu ilacın SUT Ek-4/A listesinde olmadığından geri ödenmesinin mümkün olmadığı bildirilerek davacının talebinin reddedildiği görülmüştür.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türk Eczacıları Birliği, İlaç Şirketi ve SGK yazı cevapları dosya arasına alınmış, tüm dosya üzerinde bilirkişi incelemeleri yapılmıştır.

Davacının tedavisinde kullanılan Keytruda isimli ilacın kullanılması için Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbı Cihaz Kurumuna davacının doktoru tarafından endikasyon dışı ilaç başvurusunda bulunulduğu, Kurumun cevabının “1 yıllık dozda tolere edilemeyen yan etki ve

progresyona kadar platin ile birlikte kullanımı uygundur.” şeklinde olduğu görülmüştür.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun tarihli sayılı cevap yazısının ““Pembrolizumab” etkin maddeli ve

“KEYTRUDA” isimli ilaç Kurumumuz tarafından 06.06.2016 tarihinde ruhsatlandırılmıştır ve muadili

başka bir ilaç yoktur.”

şeklinde olduğu görülmüştür.

Mahkememizce ilacın kullanımının zorunlu olup olmadığı, tıbben ve fennen sigortalının iyileşmesine katkıda bulunup bulunmadığının tespiti için üniversitelerin tıbbi onkoloji bilim dalından sağlık kurulu raporu alınması, ilacın hastalığın iyileşmesi açısından hayati öneme haiz ve zorunlu olup olmadığı yönünden Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne tevdi edilmiştir.

Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

Öğretim Üyeleri Prof. Dr. , Dr. ve Dr. tarfaından hazırlanan 18/06/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda “… kemoterapi ile birlikte kullanımı tıbben ve fennen uygun olarak görülmektedir. … İlacın kullanımı hayati öneme haiz olup bu tedavi

basamağında olup SUT tarafından karşılanan alternatifi ya da muadili bulunmamaktadır.” şeklinde görüş sunulmuştur.

Dr. Hasan Günaydın tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; davacıya ait hastalık hikâyesi, epikrizi, tahlil ve diğer raporlarının T.C. Sağlık BakanlığıTürkiye Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından incelendiği, yapılan değerlendirmeye göre endikasyon dışı kullanımının söz konusu olmadığı ve başvuru yapılmasına gerek bulunmadığı, dosyaya sunulan

bilirkişi raporuna göre dava konusu ilacın davacı hastada kullanılmasının doğru ve uygun olduğu, KEYTRUDA isimli ilacın SGK tarafından ödenen başka bir muadil formunun bulunmadığı, perakende satış fiyatının hastaya kullanıldığı tarihlerde günün rayicine uygun olduğu, dosya içinde yer alan ’yaait hastalık hikâyesinin, reçetelerinin ve raporlarının incelenmesi sonucunda mevcut bilgi ve belgelere göre, dava konusu ilacın kullanımının hastanın hekimi tarafından uygun görüldüğü, dolayısıyla, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde KEYTRUDA isimli ilacın ’nın tedavisinde kullanımı ile SGK tarafından kesinti yapılmaksızın karşılanmasının uygun olduğu, Sağlık Raporlarının düzenlenmesiyle ilgili SUT hükümlerinin yukarıda verildiği, Diabetes Mellitus, Hipertansiyon ve Kanser gibi kronik rahatsızlıklarda İlaç Katılım Payından Muafiyet Raporları düzenlenebildiği, dolayısıyla dava konusu olayda da İlaç Katılım Payından Muafiyet Raporu düzenlenmesinin mümkün olduğu ve takdir Mahkemeye ait olmak üzere davacı hastadan katılım payı alınmamasının uygun olacağı; davalı SGK tarafından davacı ’ya ödenmesi gereken meblağın %24 yasal faizi hariç 107.012,00 TL olduğu, faiz başlangıç tarihinin 30/10/2024 (talep tarihi) olduğu belirtilmiştir. Uyuşmazlığın esasının aydınlabilmesi için sosyal devlet ilkesi ve Sosyal Güvenik Kurumu'nun sosyal devletteki etkisi üzerine açıklama yapılması gerekmektedir. Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti Anayasamızın 2.maddesin "sosyal hukuk devleti" olarak tanımlanmıştır. Sosyal hukuk devleti ise, insan haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirmek ve ekonomik önlemler alarak çalışanları koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması için gerekli önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir.

Sosyal hukuk devletinin somut göstergelerinden biri sosyal güvenlik hakkıdır. Niteliği itibarı ile ekonomik ve sosyal bir hak olarak sosyal güvenlik hakkı, devlete bu hakkı hayata geçirmek için gereken tedbirleri almak ve teşkilatı kurmak gibi bir yükümlülük yükler. Sosyal güvenlik hakkı, pozitif statü hakları arasında yer alır ve bu anlamda insanlar için bir hak, devletler için ise bir ödev, bir yükümlülüktür. Pozitif statü hakları, bireylere devletten olumlu bir davranış, bir hizmet, bir yardım isteme imkanını tanıyan haklardır. Şu halde devlet, toplumda yaşayan bireylere ekonomik destek sağlamak, toplumu genel olarak risk kabul edilen iş kazası, hastalık, yaşlılık, maluliyet, işsizlik gibi olaylara ve olgulara karşı korumak ve toplumda yaşayan herkesin kişiliğinin gelişmesini sağlamak için kanuni düzenlemeleri yapmak ve herkesin sosyal güvenliğini sağlayacak tedbirleri almakla yükümlüdür.

5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 3.maddesinde ise Kurum'un amacı; "Kurumun temel amacı; sosyal sigortacılık ilkelerine dayalı, etkin, adil, kolay erişilebilir, aktüeryal ve malî açıdan sürdürülebilir, çağdaş standartlarda sosyal güvenlik sistemini yürütmektir." şeklinde belirlenmiştir.

Şu halde; dosyaya celbedilen davacının Keytruda isimli ilacın kullanımına salık veren hekim raporları, dosya kapsamına alınan Üniversitenin Onkoloji bölümünden alınan bilirkişi heyet raporu da dikkate alınarak; Anayasamızın 2.maddesi gereği Devletin ve sosyal güvenlik hakkının temini amacıyla kurulan davalı Kurumun temel amacının herkesin sıkıntı yaşamaksızın sosyal hizmetlere erişimini mümkün kılmak olduğu, davacının fiziksel tamlığı ve sağlığı noktasında davaya konu ilacı kullanması gerektiği, ilaç bedelinin yüksek olması nedeniyle davacının ekonomik ve sosyal durumunun ilaç bedelini karşılamaya yetmediği, yaşam hakkının kutsallığı nedeniyle davalı kurumun "hayati önemi haiz" dava konusu ilaç bedelini karşılaması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Tüm dosya kapsamından; davacının hastalığının Bronş ve Akciğer Malign Neoplazmı adlı hastalık olduğu, bu hastalığın tedavisinde

kullanılan raporlu ilaçların hasta katılım payından muaf olduğu, davacının kurum hak sahibi olması, söz konusu ilacın hastanın tedavisinde fayda sağlayacağı

tedaviyi yapan konusunda uzman hekim tarafından öngörülmüş olması, davacıya ait hastalık hikâyesi, epikrizi, tahlil ve diğer raporlarının T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından incelenerek endikasyon dışı kullanımına izin verildiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre dava konusu ilacın davacı hastada kullanılmasının doğru ve uygun olduğu, Keytruda isimli ilacın SGK tarafından ödenen başka bir muadil formunun bulunmadığı, perakende satış fiyatının hastaya kullanıldığı tarihlerde günün rayicine uygun olduğu, belirtilen iki koşulu yerine getiren yani hekimler tarafından tıbben gerekli görülen ve Sağlık Bakanlığı tarafından Endikasyon Dışı Kullanım Onayı verilen tüm ilaçların SGK tarafından ödenmesi gerektiği, dava dosyası içerisinde bulunan evraklar incelendiğinde, davacı hastanın 1 yıllık aylık dozda kullanımının uygun olduğuna izin verildiği, sonuç olarak; dosya içinde yer alan davacıya ait hastalık hikâyesinin, reçetelerinin ve raporlarının incelenmesi sonucunda mevcut bilgi ve belgelere göre, dava konusu ilacın kullanımının hastanın hekimi tarafından uygun görüldüğü, dolayısıyla, geri ödeme için gerekli her iki koşulun da yerine gelmiş olması sebebiyle Keytruda isimli ilacın davacının tedavisinde endikasyon dışı kullanımı ile SGK tarafından kesinti yapılmaksızın karşılanmasının uygun olduğu, Sağlık Raporlarının düzenlenmesiyle ilgili SUT hükümlerinin raporda ayrıntılarına verildiği, Diabetes Mellitus, Hipertansiyon ve Kanser gibi kronik rahatsızlıklarda İlaç Katılım Payından Muafiyet Raporları düzenlenebildiği, dolayısıyla davacı hastadan katılım payı alınmamasının uygun olacağı, dava konusu ilacın SGK tarafından ödenen başka bir muadil formunun

bulunmadığı ve SGK tarafından geri ödemenin reddedilmesinin Anayasa’nın 17., 56. ve 60. maddeleri ile bireylere

sağlanan yaşam hakkı, beden ve ruh sağlığını koruma ve bu konuda tedbirlerin alınmasını isteme

hakları ve yine Anayasa’da da yerini bulan “sosyal devlet ilkesi” kapsamında irdelenmesinin söz konusu

olabileceği, Anayasamızın 2.maddesi gereği Devletin ve sosyal güvenlik hakkının temini amacıyla kurulan davalı Kurumun temel amacının herkesin sıkıntı yaşamaksızın sosyal hizmetlere erişimini mümkün kılmak olduğu, davacının fiziksel tamlığı ve sağlığı noktasında davaya konu ilaçları kullanması gerektiği, ilaç bedellerinin yüksek olması nedeniyle davacının ekonomik ve sosyal durumunun ilaç bedelini karşılamaya yetmediği, yaşam hakkının kutsallığı nedeniyle davalı kurumun "hayati önemi haiz" dava konusu ilaç bedelini karşılaması gerektiği kanaatine varılmakla; davacının tedavisi süresince kullandığı ilaç bedellerinin davalı tarafından katkı payı alınmadan ve kesinti yapılmadan karşılanmasına, Süreyyapaşa Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin tarihli sayılı ret kurum işleminin iptaline karar vermek gerektiği, davacı tarafça karşılanan 107.012,00 TL ilaç bedelinden de davalı SGK'nın sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.


HÜKÜM:(Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,)

1-)DAVANIN KABULÜ ile,

-Davacının tedavisi süresince kullandığı KEYTRUDA isimli ilaç bedellerinin davalı tarafından katkı payı alınmadan ve kesinti yapılmadan KARŞILANMASINA, aksi yöndeki kurum işleminin İPTALİNE,

107.012,00 TL nin 30/10/2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-)Davalı kurum SGK harçtan muaf olduğundan bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan peşin harcın dosyanın kesinleşmesi ve talep edilmesi halinde davacı yana iadesine,

3-)Davacı tarafça yapılan 17.860,50 TL yargılama giderinin davalı SGK'dan alınarak davacı yana verilmesine,

4-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı SGK'dan alınarak davacı yana verilmesine,

5-)Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca taraflara iadesine,

Dair davacı vekili ve davalı SGK vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İSTANBUL BAM İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/06/2026



Katip Hakim

E-İmzalıdır  E-İmzalıdır

 
 
 

Yorumlar


Altayçeşme Mah.  Çamlı Sk. DAP Royal Center  D Blok K:13 D:50 Maltepe/İSTANBUL

TEL:   0(216) 629 80 93 (Büro)
          0(552) 730 84 96 (Mobil)

bottom of page