top of page

Meme Kanseri - Neratinib ( Nerlynx ) İlaç İçin Kazandığımız Davanın Sonucu

TÜRK MİLLETİ ADINA


T.C.

ANKARA

. İŞ MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR


ESAS NO : 2025/

KARAR NO : 2026/


HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ : Av. TÜRKER FATİH ÇİÇEK


DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI -

VEKİLİ :


DAVA : İş (Kurum İşleminin İptali İstemli)

DAVA TARİHİ : 12/03/2025

KARAR TARİHİ : 10/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN : 11/02/2026

YAZILDIĞI TARİH

Mahkememizde görülmekte bulunan İş (Kurum İşleminin İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,


GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin rahatsızlığı üzerine başvurduğu hastanede yaptırdığı testler sonucunda meme kanseri tanısı konulduğunu, hastalığın geldiği aşama itibariyle klasik tedavi seçeneklerinin yetersiz kalması nedeni ile müvekkiline Neratinib (NERLYNX) isimli ilacın reçete edildiğini, söz konusu ilacın muadilinin bulunmaması ve tedavide elzem olması nedeniyle müvekkili tarafından kullanılmasının zorunlu olduğunu, ilacın kullanımı için hastanın hekimi tarafından yurt dışı kullanım izni alındığını, bununla birlikte tarihinde müvekkili adına İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'ne başvuru yapıldığını, yapılan başvuruya tarihinde red cevabı verildiğini, taleplerimizin reddine gerekçe olarak SUT kuralları gösterildiğini, ilacın bedeli ödenecek ilaçlar listesinde yer almadığından bahisle bedelinin karşılanamayacağının ifade edildiğini, bu nedenle İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin tarih ve sayılı kararının iptaline, Neratinib ticari isimli NERLYNX etken maddeli ilacın bedelinin müvekkilinin tedavisi devam ettiği sürece Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karar kesinleşinceye kadar kesinti yapılmaksızın karşılanmasına, dava süresince ilaçların kullanımı için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Davalı Sgk vekili cevap dilekçesinde; davacının bildirdiği ilaçlar SUT Ek-4/A ve Ek 4/C listelerinde yer almaması nedeniyle ilaç bedellerinin karşılanamadığını, kurumca tesis edilen işlemin yasaya ve mevzuata uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık; aksi yöndeki kurum işleminin iptali istemine yöneliktir.


5510 sayılı Yasa'nın 63. maddesinde; genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını, hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını, iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri sayılmış, anılan maddenin ( f ) bendinde Kurum’un, “…sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedavileri için gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortez, protez, tıbbi araç ve gereç, kişi kullanımına mahsus tıbbi cihaz, tıbbi sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbi sarf malzemelerinin sağlanması, takılması, garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri…” sağlayacağı belirtilmiştir. Anılan Yasa'nın 64. maddesinin uyuşmazlık konusu dönemdeki düzenlemesine göre; Kurum'ca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetlerinin, vücut bütünlüğünü sağlamak amacıyla yapılan ve iş kazası ile meslek hastalığına, kazaya, hastalıklara veya konjenital nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan durumlarda yapılacak sağlık hizmetleri dışında estetik amaçlı yapılan her türlü sağlık hizmeti ile estetik amaçlı ortodontik diş tedavileri; Sağlık Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık Bakanlığınca tıbben sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri; yabancı ülke vatandaşlarının, genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayıldığı tarihten önce mevcut olan kronik hastalıkları olduğu belirtilmiştir.

5510 sayılı Yasa'nın 63. maddesi gereğince; hastalığı durumunda sigortalı veya hak sahiplerinin sağlıklarını kazanmaları için gerekli ilacın Kurum tarafından karşılanması gerekmekte olup teşhis edilen hastalığının Kurum’ca finansmanı sağlanan yöntem ve ilaçlarla tedavi edilemediğinin anlaşılması karşısında; somut olayda, tedavi için tıbben gerekli olduğunun anlaşılması durumunda, Yasa'nın 64. maddesindeki düzenlemeden, davaya konu içerikli ilaçların finansmanının sağlanmasına engel bir anlamın çıkarılamayacağı gözetilmelidir.

5510 sayılı Yasa'nın 63. maddesinde; Kurum’un, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile ( f ) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, Kurum’un bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, komisyonların çalışma usul ve esaslarının Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'nın görüşü alınarak Kurum'ca belirleneceği belirtilmiştir.

Davacının muayene ve tedavi evrakları getirtilmiş, nden heyet rapor alınmıştır.

10/12/2025 tarihli raporunda özetle; davacı hastada ilacın kullanımının tıbben uygun olduğu, gerekli ve hayati öneme haiz olduğu, kullanılmasının zorunlu olduğu, tıbben ve fennen davacının iyileşmesine katkıda bulunacağı, SUT kapsamında ödemesi yapılan herhangi bir ilaç bulunmadığı ve muadilinin olmadığı belirtilmiştir.

Uzman raporu denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görülmüştür.

Mahkememizce yapılan değerlendirmelere göre; davacının hastalığının tedavisinde kullanılan ilacın kullanılmasının zorunlu olduğu, ilacın muadilinin bulunmadığı, (Yargıtay 21. HD, 2018/2108 Karar) hizmet döküm cetveline göre davacının 4 a mensubu olduğu, kurum işleminin iptali ile maktu harç alınması nedeni ile vekalet ücretinin de maktu olarak takdirinin yerinde olacağı(HGK 2013/17-1828 esas, 2014/583 karar) düşüncesi ile aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.


HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;


1-Davanın kabulü ile,

2-Davacının tedavisinde kullanılan Neratinib ticari isimli NERLYNX etkin maddeli ilaç bedelinin davacının tedavisi devam ettiği sürece Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kesinti yapılmaksızın karşılanması gerektiğinin tespitine,

3-Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tarih ve sayılı kararının iptaline,

4-Bu hususta Sgk İbn-i Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezine yazı yazılmasına ve kararın bir örneğinin gönderilmesine,

5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harç giderinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

6-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

8-Davacının yaptığı müzekkere, tebligat, posta ve uzman bilirkişi heyeti gideri toplamı 16.072,50TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,

9-Taraflarca yatırılan gider avanslarının kullanılmayan kısımlarının, HMK 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde istek halinde ilgililere iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, 5521 sayılı yasanın 8/2. Maddesi gereğince ve HMK 321/2. maddesi uyarınca, gerekçeli kararın tebliğinin hükmün tefhimi olarak kabul edildiğinden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulün anlatıldı. 10/02/2026


Katip Hakim

e-imzalı     e-imzalı

Yorumlar


bottom of page