Özafagus Malign Neoplazmı - Opdivo İlaç İçin Kazandığımız Davanın Sonucu
- Av.Dr. Türker Fatih ÇİÇEK
- 9 saat önce
- 5 dakikada okunur
T.C.
ADANA
. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2025/
DAVACI :
VEKİLİ : AV. TÜRKER FATİH ÇİÇEK -(E-Tebligat Adreslidir.)
DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
VEKİLLERİ :
DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, rahatsızlığı olan ''Özafagus Malign Neoplazmı, Tanımlanmamış" tanılı hastalığının tedavisinde kullanılmak üzere "Nivolumab" etkin maddeli "Opdivo" adlı ilacın bedelinin ödenmesi ve tedavi süresince kesintisiz olarak karşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Adana Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin tarih ve sayılı işleminin; anılan ilacı kullanması gerektiğine ilişkin doktor raporu bulunduğu, sosyal hukuk devleti gereği devletin vatandaşlarının sağlık ve bakım ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü olduğu, ilacın kullanılmaması durumunda hayati tehlikesinin söz konusu olacağı ileri sürülerek iptali ve yürütmesinin durdurulması ile tarafınca karşılanan 76.106,32 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ :Kurum tarafından finansmanı sağlanılan ilaçların raporlama ve reçeteleme kriterleri ile ödeme usul ve esaslarının 5510 sayılı Kanunun 63. ve 72. maddesi gereği kurulan "Ödeme Komisyonu/Alternatif Geri Ödeme Komisyonu" ve "Tıbbî ve Ekonomik Değerlendirme Komisyonu" tarafından klinik ve teknik veriler kullanılarak kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri dikkate alınmak suretiyle ve konusunda uzman ilgili branş hekimlerinin görüşleri de alınarak değerlendirildiği, alınan kararların SGK Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yayımlanarak yürürlüğe girdiği, ilgili mevzuat dahilinde ilaç bedelinin SGK tarafından karşılanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davacının başvurusunun reddedildiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Adana . İdare Mahkemesi'nce, duruşma için önceden belirlenerek taraflara bildirilen 20/11/2025 tarihinde davacılar vekili Av. Türker Fatih Çiçek'in yetki belgesi ile yetkilendirilen Av. geldiği davalı idareyi temsilen 'ın geldiği görülerek açık duruşmaya başlanıldı. Taraflara usulüne uygun söz verilip iddiaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilip işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, rahatsızlığı olan "Özefagus Malign Neoplazm Tanımlanmamış" tanılı hastalığının tedavisinde kullanılmak üzere "Nivolumab" etken maddeli "Opdivo" adlı ilacın bedelinin ödenmesi ve tedavi süresince karşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Adana Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin tarih ve sayılı işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması ile tarafınca karşılanan 76.106,32-TL ilaç tutarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde, devletin nitelikleri sayılırken sosyal bir hukuk Devleti olduğu vurgulanmış olup; 5. maddesinde, devletin temel amaç ve görevleri sayılarak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla görevli olduğu belirtilmiş; 17. maddesinin 1. fıkrasında ise, herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu kuralına yer verilmiş, 56. maddesinde, devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği; 60. maddesinde, herkesin, sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, devletin, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alıp teşkilatı kuracağı; 65. maddesinde ise, devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği belirtilmiştir.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 62. maddesinde; "Bu Kanun gereğince genel sağlık sigortasından sağlanacak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmak, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için bir hak, Kurum için ise bu hizmet ve hakların finansmanını sağlamak bir yükümlülüktür. Sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan genel sağlık sigortalısı ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler yararlandırılır. Bu Kanun kapsamındaki kişilere sağlanacak sağlık hizmetleri ve diğer haklar ile kişilerden alınan primlerin tutarı arasında ilişki kurulamaz.", 63. maddesinde ise; "Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri şunlardır:
(...)
b) Kişilerin hastalanmaları halinde ayakta veya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene, hekimin göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler, laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak yapılacak tıbbi müdahale ve tedaviler, hasta takibi ve rehabilitasyon hizmetleri, organ, doku ve kök hücre nakline ve hücre tedavilerine yönelik sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık meslek mensubu sayılanların hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbi bakım ve tedaviler.
(...)
f) Yukarıdaki bentler gereğince sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedavileri için gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortez, protez, tıbbî araç ve gereç, kişi kullanımına mahsus tıbbî cihaz, tıbbî sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbî sarf malzemelerinin sağlanması, takılması, garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri. (...)" hükmüne yer verilmiştir.
Devletin, herkesin sağlıklı bir yaşam sürdürmesi için gerekli teşkilatı kurmakla, yaşam hakkını sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmakla ve sosyal güvenlik hakkını sağlayacak gerekli tedbirleri almakla görevli olduğu ve bu kapsamda sosyal güvenlik hakkına sahip kişilerin tedavi giderlerinin ödenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi için, içlerinde davalı idarenin de yer aldığı bazı kurum ve kuruluşlara düzenleme yapma yetkisi verildiği anlaşılmaktadır. Ancak söz konusu yetkinin, planlama ve bazı düzenlemelerin yapılması amacıyla kullanılması gerektiği açık olup; yetkinin veriliş amacı aşılarak, ilgililerin sağlık hizmetine ulaşmasının engellenmesi veya ağır bir mali yük altında bırakılması sonucunu doğuracak şekilde uygulanması hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının "Özefagus Malign Neoplazm Tanımlanmamış" tanılı hastalığının tedavisinin devam ettiği, davacının tedavisinde "Nivolumab" etken maddeli "Opdivo" adlı ilacın kullanılmasının uygun görüldüğü, anılan ilacın bedelinin ödenmesi ve tedavi süresince kesintisiz olarak karşılanması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddedilmesi üzerine, anılan işlemin iptali ve ve yürütmesinin durdurulması ile tarafınca karşılanan 76.106,32-TL ilaç tutarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, kanser hastası olan davacının hastalığının tedavisinde kullanılması için uygun görülen Nivolumab" etken maddeli "Opdivo" isimli ilacın, tedavi sürecinin bir parçası olduğu, davacının hastalığı da göz önüne alındığında yaşamsal öneminin bulunduğu, dolayısıyla sözü edilen ilaçların bedelinin ödenmemesinin, davacının sağlıklı yaşam hakkı ve sosyal devlet ilkesi ile bağdaşmayacağı açıktır.
Bu durumda, yürütülen tedavi kapsamında davacı için kullanılan ilaçlar bedelinin ödenmesi ve tedavi süresince herhangi bir kesinti yapılmaksızın karşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan; dava konusu işlem hukuka aykırı görüldüğünden, tedavi süresince ilaç için ödenen 76.106,32-TL ilaç bedelinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptali ile tazminat isteminin kabulüne, tedavi süresince ilaç için ödenen 76.106,32-TL ilaç bedelinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından karşılanan 2.928,20 TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, posta gideri avansından artan kısmın talep edilmesi halinde derhal; talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesi üzerine Mahkememizce re'sen davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Adana Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 25/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye








Yorumlar