Böbrek Kanseri - OPDİVO İlaç İçin Kazandığımız Davanın Sonucu
- Av.Dr. Türker Fatih ÇİÇEK

- 3 saat önce
- 10 dakikada okunur
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
. İŞ MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av. TÜRKER FATİH ÇİÇEK - [15732-37388-67239] UETS
DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
VEKİLİ :
DAVA : İş (Kurum İşleminin İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 19/07/2024
KARAR TARİHİ : 24/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İş (Kurum İşleminin İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kanser hastası olduğunu, tedavisi için Opdivo isimli ilacı kullanması gerektiğini, bahsi geçen ilacın ücretsiz karşılanması için Kuruma başvuruda bulunduğunu, ancak talebinin reddedildiğini, bu nedenlerle Kurum işleminin iptali ile bahsi geçen ilacın tedavisi boyunca kesinti yapılmaksızın ücretsiz karşılanmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Dava, Kurum işleminin iptali talebine ilişkindir.
Kurum kayıtları, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun yazı cevabı, tedavi evrakları, sağlık kurulu raporu, hesap raporu ile nüfus kaydı, dosya arasına alınmıştır.
22/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''... a. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının incelenmesinde, T.C Tahsis Numaralı hasta 4/a Yaşlılık Aylığı Alan Emeklilik statüsünde 5510 Sayılı Yasanın 60/f kapsamında sigortalı olanlar maddesi gereği emekli aylığı aldığı tespit edilmiştir. 5510 Sayılı Yasanın 15. Maddesinde; Davacının maruz kaldığı rahatsızlık, Hastalık Hali olarak tanımlanmıştır. Gene aynı yasanın 60. Maddesine göre, Davacının SGK mevzuatına göre Hastalık Sigortası kapsamında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. b. T.C Sağlık Bakanlığının 19.04.2017 tarihli 2017/256 ve 2017/257 sayılı ruhsat numaralarıyla ülke içerisinde alımı, satımı ve kullanımına izin vermiş olduğu “nivolumab” etkin maddeli "Opdivo” adındaki ilacın, SGK'nm geri ödeme listesinde özel koşullara yer verilmesi sebebiyle yapılmış bulunan ilaç kullanım talebinin, Davalı Kurumca Bilimsel /Objektif /Denetlenebilir. gerekçesinin oluşturulmamasının mevzuata uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. c. Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalının Sağlık Kurulu Raporunda aşağıdaki görüş belirtilmiştir. “Hastaya Haziran 2024'te berrak hücreli renal hücreli kanser tanısı konulmuş olup karaciğer ve kemiklerdeki yaygın metastaz nedeniyle Evre IV olarak değerlendirilmiş. Hasta IMDC risk değerlendirilmesinde orta riskli olarak yorumlanmış. Hastaya birinci sıra tedavi olarak nivolumab + kabozantinib tedavisi planlanmış ve endikasyon dışı onayı Temmuz 2024'te alınmış. Tedavi başlanmış. Metastatik renal hücreli kanserde nivolumab + cabozantinib etkinliğini gösteren randomize faz ll çalışma CheckMate 9ER çalışmasıdır (Referans: Nivolumab plus cabozantinib versus sunitinib in first-line treatment for advanced renal cell carcinoma (CheckMate 9ER): longterm follow-up results from an open-label, randomised, phase 3 trial. Lancet Oncol. 2022 Jul;23(7):888-898. doi: 10.1016/S1470-2045(22)00290-X.) Daha önce tedavi edilmemiş ileri veya metastatik berrak hücreli renal hücreli karsinomu olan, Karnofsky performans durumu %70 veya daha yüksek olan, IMDC prognostik risk kategorisine sahip 18 yaş ve üzeri hastaları dahil edilmiştir. Hastalar rastgele (1:1) her 2 haftada bir intravenöz nivolumab (240 mg) artı günde bir kez oral kabozantinib (40 mg) veya günde bir kez oral sunitinib (50 mg) (6 haftalık döngü başına 4 hafta) alacak şekilde randomize edilmiştir. IMDC risk durumuna göre tabakalandırılmıştır. Birincil sonlanım noktası hastalık ilerlemesiz sağ kalımdı. Genel sağkalım ikincil bir sonlanım noktasıdır. Eylül 2017-Mayıs 2019 arasında, 323 hasta nivolumab artı kabozantinib grubuna ve 328 hasta sunitinib grubuna rastgele atanmıştır. Genişletilmiş takip ile medyan progresyonsuz sağkalım nivolumab + cabozantinib kolunda 16,6 ay (12,8-19,8) iken sunitinib kolunda 8,3 ay (7.0-9,7; HR 0,56 (95% CI 0,46-0,68), p<0,0001) olarak saptanmıştır. 320 hastanın 208'inde (%65) nivolumab artı kabozantinib ile 320 hastanın 172'sinde (%54) 3-4 derece tedaviyle ilişkili advers olaylar meydana gelmiş olup tolrabl bir tedavi olarak düşünülmüştür. Bu çalışma ile etkinliği kanıtlandıktan sonra nivolumab + cabozantinib kombinasyonu böbrek hücreli kanser tedavisinde yerini almıştır. Başta NCCN ve ESMO gibi kuruluşların uluslararası rehberlerinde metastatik berrak hücreli renal hücreli kanser tedavisinde immünoterapi ve antİVEGFR tirozin kinaz ajanlarının kombinasyonu birinci seçimde kategori 1 düzeyinde kullanımı önerilmektedir. Bu kombinasyonlardan biri de bu hastada kullanılan nivolumab + kabozantinib tedavisidir. Hastanın mahkeme dosyasındaki sorulara cevaben; Nivolumab (OPDIVO) isimli bu ilaç bir immünoterapi olup muadili yoktur. İmmünoterapiler hastanın bağışıklık isteminin tümöre yanıtını artırarak etkinlik gösteren ilaç grubudur. Hastanın mevcut durumunda (metastatik berrak hücreli renal kanser birinci seçimde) kullanımı uluslararası rehberlerce kullanımı önerilen tedavidir. Bu tedavinin sunitinibe göre daha uzun hastalık ilerlemesiz sağkalım ve daha uzun genel sağkalım sağladığı yukarıda belirtildiği üzere gösterilmiştir. Bu bağlamda bu ilacın kullanılması ile hastada daha uzun sağkalım beklenmektedir, Berrak hücreli kanserde kemoterapilerin yeri çok sınırlı hastadadır. ve kullanılmamaktadır. Ama kullanılan diğer tirozin kinaz inhibitörleri mono terapilerine göre daha uzun hastalık ilerlemesiz sağkalım sağladığı için hastanın hastalık ilişkili semptom olmadan daha uzun süre yaşaması ve dolayısı ile yaşam kalitesinin daha iyi olması beklenmektedir. Nivolumab (Opdivo) Türkiye'de muadili bulunmamaktadır. Nivolumab SGK tarafından bu kanserde birinci seçimde kombinasyon durumunda ödenmemektedir. Nivolumabın 240 mg iki haftada bir veya 480 mg 4 haftada bir olacak şekilde hastalık progresyonu görülene ya da tolere edilemeyen yan etki olana kadar devamlı uygulanması önerilmektedir. Hastalık yanıtı durumunda rehberlerde 2 yıldan sonra tedavinin kesilmesi açısından değerlendirilmesini önermektedir.” d. SUT Eki “Ayakta Tedavide Hekim ve Diş Hekimi Muayenesi Katılım Payı Alınmayacak Kronik Hastalıklar Listesi” nde (EK-1/A) ise; Yer alan hastalık nedeniyle, Davacının İlaç Katkı Bedelinden muafiyeti bulunduğu düşünülmektedir. e. Sağlık Bakanlığının 23.07.2024 tarihli E-39634851-045.02-1540874 sayılı yazısında; “İlgide kayıtlı yazı ve ekleri incelenmiştir. isimli hastanın tedavisinde “Nivolumab” etkin maddeli “OPDIVO” isimli ilaç için endikasyon dışı ilaç kullanımı başvurusu yapılmıştır. Hastanın başvurusuna ait başvuru ve değerlendirme sonucu: NIVOLUMAB, KABOZANTINIB etken maddeli ilaçların kullanımı uygun görülmüştür. “Nivolumab” etkin maddeli ve “OPDIVO” isimli ilaç Kurumumuz tarafından 19.04.2017 tarihinde ruhsatlandırılmıştır ve muadili başka bir ilaç yoktur. Söz konusu ilaçların hasta için gerekli ve faydalı olup olmadıkları, alternatifleri karsısındaki avantajları hususu Kurumumuz görev ve yetki alanında olmayıp müdavi hekim tarafından değerlendirilmektedir.” Görüşünü bildirdiği sonuç olarak ilaç kullanım izninin alındığı görülmüştür. f. Dava dosyasında tedbir kararı ile ödenmiş 10 adet ilaç faturası bulunmaktadır. Faturaların içeriğinde 20 adet Opdivo 100 Mg Flakon ve 10 adet Opdivo 40 Mg Flakon mevcuttur. Faturaların toplam bedeli 312.257,06 TL'dir. İlaç bedelleri fatura tarihi itibari ile Sağlık Bakanlığı Dönemsel Referans Birim Fiyatları ile incelenmiştir. Faturadaki ilaç bedelleri Sağlık Bakanlığı Dönemsel Referans Birim Fiyatına göre uygundur. Tavan fiyatı aşmamıştır. g. Yüksek Yargının bozma kararlarında yer alan “İyileşme/tam iyileşme” görüşü iş bu raporumuzun Yüksek Yargı'nın Konuya İlişki İlkesel Kararlarının İncelenmesi bölümünde irdelenmiştir. Hasta merkezli son bir spesifik tedavi uygulanmadan (olayımızda immüneterapi ilaçları), hastalığın iyileşip/iyileşmediğinden söz etmek mümkün olmayacaktır. Bu sebeple de; sonuçta (hastanın iyileşmesi), tedavi uygulama yönteminin (immüneterapi ilaçları) iç içe girdiği karmaşık bir denklemde, SGK Sigortalısının tek şansının söz konusu ilaçların kullanımı olduğu düşünülmektedir. Aksi takdirde, çok az sayıdaki rastlantısal faktörlerin oluşmasını beklemek dışında, kanserle mücadele silahı kalmamaktadır. ..." kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
11/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''... c. 10.07.2025 Tarihli ve 32952 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 1. Maddesi c bendinde yer almış olan hükmünde Kurum ödeme listesine alınmış olduğu görülmi Bu sebeple Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Tıbbi Onkoloji Bilim Dalının Sağlık Kurulu Raporunda arz edilen görüş doğrultusunda ve uyuşmazlığın sürmüş olduğu iş bu tarihte Tebliğ Hükmünün yürürlüğe girdiği ve hastanın yaşamsal ehemmiyete haiz ilaçlarının Davalı Kurumca Karşılanmasının Mümkün olduğu sonucuna ulaşılmıştır. (a) Nivolumab 6) bendi) ..." kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
30/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''... c. Söz konusu “OPDİVO” adındaki “nivolumab” etken maddeli ilaca ilişkin olarak Sağlık Bakanlığı izninin, 19.04.2017 Tarihinde 2017/256 ve 2017/257 Ruhsat Numaralarıyla verilmiş olduğu görülmüştür. Opdivo (Nivolumab), Bristol Myers Sguibb (BMS) tarafından geliştirilen ve kanser immünoterapisinde bir kilometre taşı olan bir PD-1 İnhibitörüdür. Etkinliği, genellikle "CheckMate" olarak adlandırılan çok sayıda Faz |, Il ve özellikle Faz ll klinik çalışmasıyla kanıtlanmıştır. Opdivo (Nivolumab)'un ileri evre böbrek kanseri (Renal Hücreli Karsinom - RCC) tedavisindeki faz çalışmaları, immünoterapinin bu alandaki yerini belirleyen ve tedavi standartlarını değiştiren CheckMate serisi çalışmalarına dayanmaktadır. Nivolumab'ın böbrek kanseri endikasyonlarında onay almasını sağlayan ve kullanım şekillerini belirleyen temel faz çalışmaları vardır.CheckMate-214 Çalışması: Bu çalışma, Nivolumab'ın böbrek kanseri tedavisinde en büyük atılımı yapmasını sağlayan, kombinasyon tedavisinin ilk basamakta kullanılmasını sağlayan kilit Faz Ill çalışmasıdır. Bu çalışmanın sonuçları, Nivolumab + İpilimumab ikilisini, ara ve kötü risk grubundaki metastatik RCC hastaları için standart ilk basamak tedavi seçeneklerinden biri haline getirmiştir. CheckMate-025 Çalışması: Bu çalışma, Nivolumab'ın ikinci basamak tedavide etkinliğini kanıtlamış ve hedefe yönelik tedavilerden sonra immünoterapi kullanımının yolunu açmıştır. Bu çalışma, Nivolumab'ın metastatik RCC'de ikinci basamak monoterapi olarak onaylanmasını sağlamıştır. CheckMate-9ER çalışması: Nivolumab + Cabozantinib (Cabometyx): Bu kombinasyon, başka bir Faz lll çalışmasında, tüm risk gruplarında Sunitinib'e göre PFS ve OS'de üstünlük göstererek birinci basamak tedavi seçeneği olmuştur. Bu çalışmaların genel sonucu, Nivolumab'ın böbrek kanseri tedavisini hedefe yönelik tedavilerden (TKI'lar) immünoterapi temelli tedavilere kaydırması ve özellikle kombinasyon tedavileri ile hastaların yaşam sürelerini ve yaşam kalitelerini önemli ölçüde iyileştirmesidir. d. İlaç için yapılan faz çalışmaları hastanın teşhisini kapsadığı ve hastanın uyan teşhisinde ilacın olumlu katkıları olduğu faz çalışmalarında belirtilmiştir. ..." kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 2022 E - 2022/ K sayılı kararında, ''... verilen tedbir kararı kapsamında Kurumca ücretsiz olarak karşılanan ilaç bedeli bedeli olup olmadığının belirlenmesi, yoksa; davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan olmadığı, ölü kişi adına hüküm kurulamayacağı, yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalarda tarafın ölümü ile davanın konusuz kalacağı gözetilerek bir karar verilmesi; ...'' şeklinde belirtilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2025/16202 E - 2025/15587 K sayılı kararında, ''... 13-Mahkemece; 13.1-)Dava konusu ilaç olan Pembrolizumab etken maddeli Keytruda isimli ilaç Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırıldığı, 10.07.2025 tarihli Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ 1. maddesi, Pembrolizumab etken maddeli ilacın SUT'ta belirtilen şartlara haiz olmak üzere ödeme kapsamına alındığı anlaşılmakta olup reçete, fatura, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamına alınma tarihleri ve ilacın ödenmesi talebiyle yapılan başvuru neticesinde ilacın karşılanmayacağı şeklinde verilen Kurumun ret cevabı da gözetilerek, hastanın tedavi evraklarından kanser türü ve evresi belirlenerek öncelikle ilacın Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında olup olmadığı belirlenmeli, 13.2-) İlaç, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) şartlarına haiz değil veya Sağlık Uygulama Tebliği'ne (SUT) alınma tarihi öncesi ise A-Bu yapılan açıklamalar ışığında ilacın bir çeşit antikor olup bağışıklık sisteminin kanserle mücadele etmesine yardımcı olduğu anlaşılmakta olup; bu bağlamda, davacıya ait tüm tedavi (özellikle durum bildirir raporları) evrakları eksiksiz celp edilmeli, B- Dava konusu ilaca ilişkin Faz 3 çalışmalarına, hasta grubu ve hekim verilip verilmediğinin Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan sorularak, hasta grubu verilmişse buna ilişkin varsa çalışma raporlarının, ayrıca üretici firmanın yurt içi temsilcisinden ilaca ilişkin tüm faz çalışmalarının celp edilmesine, C-Davacıda, bu ilacın kullanılması ve etkin olması için kanser hücresi üzerinde bulunan PD-L1 seviyesinin pozitif olması gerektiği anlaşılmakta olup hastaya genetik test uygulanıp akıllı kanser ilacına uyumlu olup olmadığı araştırması yapılıp yapılmadığı, genetik test yapılıp ilaç kullanılmış ise ruhsatında belirtilen şartlara uygun kullanılıp kullanılmadığı, Ç-Bu yöntem (ilaç) tüm kanser türlerinde işe yarayıp yaramadığı, kanser hücrelerinin, bağışıklık sisteminden gizlenmek için bu kontrol noktasından başka hücresel mekanizmalarının bulunup bulunmadığı, bulunması durumunda bu ilacın ne kadar etkin olacağı, D)Hastadaki kanserin evresi ve türü belirlenerek, hastaya teşhis konulduğunda kanserin hangi organları etkilediği, geleneksel tedavi yöntemleri uygulanıp uygulanmadığı (cerrahi bir müdahale, kemoterapi, radyo terapi vs. görüp görmediği) doğrudan bu tedavinin mi uygulandığı, tedbir kapsamında veya hasta tarafından temin edilen ilacın kullanılmasında sonra yapılan pet çekiminde ne kadarlık bir fayda sağladığı (mevcuttan daha iyi mi daha mı kötüye gittiği) ne kadarlık bir tümörde küçülme olduğu, bu faydanın hasta için sürekli ve daha etkin bir fayda sağlayıp sağlamadığı, geçici bir fayda sağlıyorsa ne kadar süre sağladığı, (hasta tarafından ilaç kullanılmamış ise emsal hastalardaki verilerin gözetilmesini), kısa süreli fayda sağlıyor ise hasta için hayati önemi haiz olup olmadığı, E)Mevcut ilacın onay süreci öncesi yapılan Faz-3 çalışmaları, onay sonrası varsa Faz-4 çalışmaları ve diğer araştırmalarda, etkinlik düzeyi yönünde yapılan bilimsel araştırmalar sonucu elde edilen verilerde gözetilmek suretiyle her kanser türünde etkin olup olmadığı, bu ilacın bağışıklık sisteminin güçlendirmesine yönelik olup tedavide tek ajan olarak yalnızca bu ilaç kullanılacaksa, tek başına bu tedavi de ne kadar başarı sağlayacağı, tek ajan olarak geleneksel yöntemlerden etkin olup olmadığı, F)İlacın hedefe yönelik mi yoksa tüm vücuda dağılacak şekilde mi uygulandığı, ilaç hedefe yönelik uygulanıyorsa tüm vücuda metastaz yapmış (davacı yönünden evresi ve türü gözetilerek) kanser hastalarında etkinliğinin ne kadar olabileceği ve ne kadarlık doz kullanması gerektiği, şayet ilaç tüm vücuda yayılacak şekilde kullanılıyor ise ilacın onay öncesi Faz-3 çalışmaları ve onay ve kullanım sonrası varsa Faz-4 çalışmalarından elde edilen bulgular gözetilerek yan etkilerinin olup olmadığı, bu yan etkilerinin neler olabileceği, yan etkilerinin gelişmesi veya ilacın etkin olmaması nedeniyle hastalığın ilerlemesi durumunda ilacın kullanılmasının sona erdirilip erdirilmeyeceği, G) Ülkemizde hastalığın tedavisi için altın standart olarak, kemoterapi, radyoterapi vs. ilaç ve tekniklerin uygulandığı, mevcut ilacın ise daha etkin ve yararlı olduğu iddia edilmekte olup davacı hastaya ait tedavi evrakları ve durum bildirir rapor içerikleri de gözetilerek, öncelikle Kurum tarafından bedeli ödenen ilaçların hastanın hayatını idame etmesine yönelik asgari düzeyde tedavinin karşılanıp karşılanmadığı belirlenmeli, şayet karşılanmıyor ise dava konusu ilacın sürekli mi yoksa geçici mi bir fayda sağladığı, geçici bir fayda sağlıyorsa ne kadar süre bu faydanın sağlandığı belirlenmeli, Ğ-... bu bağlamda, Kurum tarafından bedeli ödenen ilaçların, hastanın hayatını idame etmesine yönelik asgari düzeyde tedavinin karşılanıp karşılanmadığı, ilaca ilişkin bütün faz çalışmalarının tamamlanıp tamamlanmadığı, hastalığın tedavisinde hayati önemi haiz ve kullanılmasının zorunlu olup olmadığının, dolayısıyla kullanılmasının tıbben ve fennen sigortalının iyileşmesine (tam iyileşme aranmaksızın mevcut durumdan sürekli olarak daha iyi hale gelmesi) katkıda bulunup bulunmayacağının en önemlisi dava konusu ilacın sürekli olarak daha etkin ve daha yararlı olduğunun tıbbi yöntemlerle belirlenerek karar verilmelidir. Bu bağlamda hastalığın uzmanlık alanı olan üniversitelerin tıbbi onkoloji anabilim dalı başkanlığından en az 3 kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. H)Karar verilirken, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, mevcut tedavi yöntemlerine göre ilacın yan etkilerinin az olması, kısa süreli fayda sağlaması, mevcudun kontrol altında tutulması, yaşam kalitesinin artırılması gibi vs. şeklinde faydasının bulunması durumunda idarenin, kendisine tanınan yasal sınırlar dahilinde her zaman ilaçları SUT kapsamına alabileceği gözetilerek, talebe konu ilaç/ilaçların yargı yolu ile ödenebilmesi için ilacın tıbben ve fennen zorunlu, hayati öneme haiz ve özellikle kısa süreli etkinliğin ötesinde sürekli olarak etkin ve yararlı olması ile birlikte bütün faz çalışmalarını tamamlanmış, tıbbi otoritelerce kabul görmüş bir ilaç olması ve davalı Kurumun kabul edilebilir itiraz ve çekincelerinin bulunmaması halinde mümkün bulunduğu göz önünde bulundurulmalıdır. ...'' şeklinde belirtilmiştir.
Bu durumda, davacının yargılama aşamasında vefat ettiği, mirasçıları tarafından davanın takip edildiği, ilaç bedeli talebi olmadığı, ancak ihtiyati tedbir kararı kapsamında yapılmış ödeme bulunduğu, bu nedenle davanın konusuz kalmadığı, davacının 4/a kapsamında sağlık güvencesinden faydalandığı, kanser tanısı konulan davacının Opdivo isimli ilacı alması gerektiği, alınan sağlık kurulu raporu ile bahsi geçen ilacın davacının tedavisinde kullanılmasının zorunlu, hayati öneme haiz ve uzun süreli etkinliğinin bulunduğu sonucuna varıldığı, davacının ilaç katkı bedelinden muaf olduğu yönünde hesap raporu alındığı, dava açmadan önce davacının Kuruma başvuruda bulunduğu, Kurumun olumsuz cevap verdiği, Kurum işleminin yerinde olmadığı, güncel SUT kapsamında davacının ilacının karşılanmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜ ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin tarih ve sayılı işleminin İPTALİNE,
2-Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı kapsamında Kurum tarafından ödenen 830.468,07 TL ilaç bedelinin Kurum üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ile 427,60 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı mirasçılarına iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 1.810,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 11.810,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı mirasçılarına verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacı mirasçılarına res'en iadesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı tarafından yatırılan delil avansından varsa kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davalıya res'en iadesine
8-Davacı mirasçıları kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı mirasçılarına verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, davacı mirasçıları vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2026
Katip Hakim
e-imza e-imza


Yorumlar