Meme Kanseri - ENHERTU İlaç İçin Kazandığımız Davanın Sonucu
- Av.Dr. Türker Fatih ÇİÇEK

- 2 gün önce
- 6 dakikada okunur
T.C.
İstanbul Anadolu
. İŞ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av. TÜRKER FATİH ÇİÇEK
DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI -
VEKİLİ :
DAVA : KURUM İŞLEMİNİN İPTALİ -KANSER İLACI
DAVA TARİHİ : 06/02/2025
KARAR TARİHİ : 05/05/2026 YAZIM TARİH : 21/05/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Kurum işleminin iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili; davacıya "Meme kanseri” teşhisi konulduğunu, tedaviyi uygulayan hekimler tarafından, hastalığın tedavisi için önerilen "Trastuzumab Deruxtecan" etken maddeli ilacın davalı Kurum tarafından karşılanması için yaptığı başvurunun ise reddedildiğinden bahisle, Kurum işleminin iptali ile dava sonuçlanıncaya kadar “Trastuzumab Deruxtecan" etken maddeli ilacın tedavi sonuna kadar Kurum tarafından karşılanması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebiyle dava açılmıştır.
Davalı Kurum vekili; ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken şartların bulunmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu, dava konusu ilacın SUT listesinde yer almadığından Kurum tarafından bedelinin karşılanmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
11/02/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, tedbir kararına itirazın reddine ilişkin kararın istinaf edilmesi sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. HD tarafından kabul edilerek ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Dava; 5510 sayılı Kanun'un 60-78'inci maddelerinde düzenlenen genel sağlık sigortası hükümlerine göre genel sağlık sigortalısına Kurumca sağlanacak sağlık yardımlarının kapsamı ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
5510 sayılı Kanun gereğince genel sağlık sigortasından sağlanacak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmak, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için bir hak, Kurum için ise bu hizmet ve hakların finansmanını sağlamak bir yükümlülüktür (m.62/1).
Kanun'un 63'üncü maddesinde, genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri sayılmış; maddenin 2'nci fıkrasında ise Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu açıklanmıştır. Maddenin son fıkrasında bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının görüşü üzerine Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
Kanun'un 64'üncü maddesinde, Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri düzenlenmiş olup; somut uyuşmazlıkta estetik amaçlı sağlık hizmeti, geleneksel, tamamlayıcı, alternatif tıp uygulamaları ve benzeri Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri söz konusu olmadığı gibi; uygulanmakta olan tedavinin Sağlık Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık Bakanlığınca tıbben sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri arasında olmadığı da belirgindir.
Kanun'un 64'üncü maddesinin (d) fıkrasında, 63 üncü maddeye göre yöntem, tür, miktar ve kullanım sürelerinin belirlenmesi sonucunda Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin kapsamı dışında bırakılan sağlık hizmetlerinin finansmanının Kurumca sağlanmayacağı açıklanmıştır. Kurumun, Kanun'un verdiği yetkiye istinaden alt mevzuat (yönetmelik, tebliğ vd.) ile yaptığı bu türdeki düzenlemelerin Anayasanın sosyal güvenlik ve yaşam hakkına ilişkin hükümlerine, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili hükümlerine, emsal Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve AİHM kararlarına uygun olması Sosyal Hukuk Devletinin gereğidir. Kurum, anılan hükümler ve kararlar yanında, genel sağlık sigortalısının sağlıklı kalmasını ve hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmasını temin etmeye yönelik olan ve finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerini tıp biliminin gereklerini ve gelişimini de gözeterek belirlemek zorundadır. Kurumun, sağlık yardımlarının yöntem, tür, miktar ve kullanım sürelerinin belirlenmesine ilişkin işlemlerinin idari yargı denetimine tabi olması bir yana; genel sağlık sigortalısı ile Kurum arasında oluşacak uyuşmazlıkların çözümünde, Kurumun işlemine dayanak yaptığı alt mevzuatın (yönetmelik, tebliğ vd.) Anayasa ve Kanun'lara ve bu mevzuatın uygulanması sonucu oluşturulan somut Kurum işleminin hukuka uygunluğunun denetlenmesi de Sosyal Hukuk Devletinin gereğidir.
Kanun'un katılım payı alınması kenar başlıklı 68'inci maddesinde, 63'üncü maddede sayılan sağlık hizmetlerinden katılım payı alınacak olanlar sayılmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelere göre; davacının "Meme kanseri” teşhisi ile tedavi gördüğü, tedavisinde onkoloji uzmanı tarafından reçete edilen Trastuzumab Deruxtecan etken maddeli Enhertu adlı ilacın kullanıldığı, tedavinin görüldüğü İstanbul Prof. Dr. Cami Taşcıoğlu Şehir Hastanesine ait 16.01.2025 günlü durum bildirir sağlık kurul raporunda “opere meme ca hastası (T2N3MO) ER:+ PR+6 KÜR TAC + RT sonrası tomoxsifen tedavisi aldı, 2016 lokal nüks nedeniyle tekrar 6 kür dosetaksel alıp opere olan hastanın hormon tedavisi retrezol + loprolid olarak değiştirildi. Mayıs 2022 de akciğer metastazı saptanan hastanın biyopside CERBB2(+++) olması üzerine 6ç kür dosetaksel herceptin pertuzumab aldı. Aralık 2023'e kadar herceptin + pertuzumab tedavsi devam etti. Şubat 2024 de karaciğerde yeni gelişen metastaz ve kemik metastazı görüldü. Trastuzumab emtansin başlandı - toplamda 10.kür tedavi aldı. Ocak 2025 de PET ct de kemik metastazlaerında progresyon ve yeni gelişen kemik metastazlar görüldü, hastaya bu aşamada, Trastuzumab derukstekan tedavisi önerildi. bu tedavinin etkinliği çalışmalar ile kanıtlanmıştır. Hastanın bu tedaviyi alması hayati öneme haizdir.” açıklamalarının bulunduğu, davacının, dava açılmadan önce kullandığı ilaç bedelinin ödenmesi için Kuruma başvurduğu, Kurumca talebinin ret edildiği, 11/02/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, tedbir kararına itirazın reddine ilişkin kararın istinaf edilmesi sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. HD tarafından kabul edilerek ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verildiği, davacıya ilişkin tüm tedavi evraklarının getirtildiği, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığı görülmüştür.
Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında; davacının "Meme kanseri” teşhisi ile tedavi gördüğü, tedavisinde onkoloji uzmanı tarafından reçete edilen Trastuzumab Deruxtecan etken maddeli Enhertu adlı ilacın kullanıldığı, tedavinin görüldüğü İstanbul Prof. Dr. Cami Taşcıoğlu Şehir Hastanesine ait 16.01.2025 günlü durum bildirir sağlık kurul raporunda “opere meme ca hastası (T2N3MO) ER:+ PR+6 KÜR TAC + RT sonrası tomoxsifen tedavisi aldı, 2016 lokal nüks nedeniyle tekrar 6 kür dosetaksel alıp opere olan hastanın hormon tedavisi retrezol + loprolid olarak değiştirildi. Mayıs 2022 de akciğer metastazı saptanan hastanın biyopside CERBB2(+++) olması üzerine 6ç kür dosetaksel herceptin pertuzumab aldı. Aralık 2023'e kadar herceptin + pertuzumab tedavsi devam etti. Şubat 2024 de karaciğerde yeni gelişen metastaz ve kemik metastazı görüldü. Trastuzumab emtansin başlandı - toplamda 10.kür tedavi aldı. Ocak 2025 de PET ct de kemik metastazlaerında progresyon ve yeni gelişen kemik metastazlar görüldü, hastaya bu aşamada, Trastuzumab derukstekan tedavisi önerildi. bu tedavinin etkinliği çalışmalar ile kanıtlanmıştır. Hastanın bu tedaviyi alması hayati öneme haizdir.” açıklamalarının bulunduğu, davacının, dava açılmadan önce kullandığı ilaç bedelinin ödenmesi için Kuruma başvurduğu, Kurumca talebinin ret edildiği, 11/02/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, tedbir kararına itirazın reddine ilişkin kararın istinaf edilmesi sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. HD tarafından kabul edilerek ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verildiği, davacıya ilişkin tüm tedavi evraklarının getirtildiği, uyuşmazlığın çözümü amacıyla HMK'nın 266'ıncı maddesine göre yöntemince oluşturulan bilirkişi kurulundan, somut uyuşmazlığın özellikleri, hastalığın seyri ve tedavi sürecine göre açıklayıcı (somutlaştırıcı) rapor alındığı; hastalığın bulunduğu evreye göre, davaya konu ilaçla yapılacak tedavinin, Kurumca finansmanı sağlanan tedavi yöntemlerine göre daha etkin ve yararlı olduğunun bilirkişi kurulunca belirlendiği, ilacın kullanılmasına karar verilen tarihte bu ilacın hastaya uygulanmasıyla umulan yararın (iyileşme, yaşam süresinin uzatılması vd.) belirli ölçülerde gerçekleştiği ve tedaviye katkısının bulunduğu, sonuç olarak davaya konu ilacın hastalığın tedavisinde kullanılmasının yararlı ve zorunlu olduğu, dava tarihi olan 06/02/2025 tarihinden mahkememiz son karar tarihine (05/05/2026) kadar aradan geçen yaklaşık 15 aylık sürede davacının sağlığında bozulma olmaması (ki davanın niteliği dikkate alındığında yaşam süresinin teşhisi konulan hastalık nedeniyle uzun süreli olamadığı dikkate alındığında dahi verilen ihtiyati tedbir kararı ve tedavisini yürüten hekimlerin çalışmaları ile uyguladıkları yöntemin hastalığın iyileşmesi ve hastanın sağlığına kavuşması aşamasında ne denli faydalı olduğu da anlaşılmıştır.
Sağlık Uygulama Tebliğinde;
"1.8.5 - Katılım payı alınmayacak haller, sağlık hizmetleri ve kişiler;
(7) Sağlık raporu ile belgelendirilmesi şartıyla; Kurumca belirlenen SUT Eki “Ayakta Tedavide Hekim ve Diş Hekimi Muayenesi Katılım Payı Alınmayacak Kronik Hastalıklar Listesi” nde (EK-1/A) yer alan kronik hastalıklarda, kişilerin bu hastalıkları ile ilgili uzmanlık dalındaki ayaktan muayenelerinde SUT’un 1.8.1 maddesinde tanımlanan katılım payı alınmaz. Ancak; aynı muayenede Kurumca belirlenen katılım payı alınmayacak kronik hastalıklar listesinde yer almayan başka bir tanının da tespit edilmesi ve/veya bu tanıya yönelik tedavinin düzenlenmesi halinde SUT’un 1.8.1 maddesinde tanımlanan katılım payı alınır."
1.9.3 - İlave ücret alınmayacak sağlık hizmetleri;
ç) Kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavileri) ...''
4.1.6 - Hasta katılım payından muaf ilaçlar (EK-4/D);
(5) Kurumca katılım payından muaf tutulan hastalıklar, hastalıkları tanımlayan ICD-10 kodları ve bu hastalıklarda kullanılacak ilaçların yer aldığı EK-4/D Listesi, “Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesi” (EK-4/D) olarak Kurumun resmi internet sitesinde yayımlanır." denilerek katılım payı ve ilave ek ücret alınamayacak hastalıklar ve ilaçlar tanımlanmıştır.
Davacının kanser hastası olduğu, tanısının kronik hastalık sınıfında yer almakta olup uygulanan ilaçların günü birlik tedavi kapsamında yatarak tedavide uygulanan ilaçlar olduğu, bu durumun sağlık kurulu raporu ile de belgelendirildiği, hastalık tanısının Ek-4/D Kronik Hastalıklar Lİstesinde de yer aldığı dikkate alınarak söz konusu ilacın katılım payı ve ilave ek ödemeden muaf olarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Süreyyapaşa Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin tarih ve sayılı İŞLEMİNİN İPTALİNE,
2-Davacı için hayati öneme haiz bulunduğu anlaşılan "Trastuzumab Deruxtecan" etkin maddeli "Enhertu" isimli ilacın satın alma ve uygulama bedelinin tamamının katılım payından muaf olarak tedavisi süresince davalı Kurumca karşılanmasına,
3-Davalı Kurumun harçtan muaf olduğu anlaşılmakla davacı tarafından yatırılan 615,40 TL Başvuru harcı ile 615,40 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan 12.591,50 TL yargılama giderinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı Kurum tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider/masraf avanslarından sarfedilmeyen kısımların karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
Dair hazır olanların yüzüne karşı verilen karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. HUKUK DAİRESİ nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/05/2026
Katip Hakim
e-imzalıdır e-imzalıdır



Yorumlar