top of page
Ara

Opdivo (Nivolumab) Parotis (tükürük) Bezi Kanseri Kazandığımız Davanın Sonucu - İdare Mahkemesi

Güncelleme tarihi: 11 Eki 2022

T.C.

İSTANBUL

x İDARE MAHKEMESİ


ESAS NO : 2021/xxxx

KARAR NO : 2021/xxxx


DAVACILAR : Axxxxxxxxxxxx mirasçıları

1- Zxxxxxxxxxxxx

2- Exxxxxxxxxxx

3- Axxxxxxxxxxxx

4- Sxxxxxxxxxxxx

VEKİLİ : AV. TÜRKER FATİH ÇİÇEK -UETS[15732-37388-67239]


DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

VEKİLİ : xxxxxxxxxxxxxxxx


DAVANIN ÖZETİ : Müteveffa Axxxxxxxx'ün rahatsızlığının tedavisinde kullanılan "opdivo"(nivolumab) ticari isimli ilacın kesintisiz bir şekilde ödemesinin karşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 28.05.2021 tarih ve xxxxxxxxx sayılı işlemin iptali ile toplamda ödenen 31.152,52-TL ilaç bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvuru tarihi olan 24.05.2021 tarihinde itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istenilmektedir.


SAVUNMANIN ÖZETİ : Dava konusu işlemde hukuka aykırı bir husus bulunmadığı belirtilerek haksız açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.


TÜRK MİLLETİ ADINA


Karar veren İstanbul c. İdare Mahkemesi'nce, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:


Dava; Müteveffa Accccccccc'ün rahatsızlığının tedavisinde kullanılan "opdivo"(nivolumab) ticari isimli ilacın kesintisiz bir şekilde ödemesinin karşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 28.05.2021 tarih ve ccccccccc sayılı işlemin iptali ile toplamda ödenen 31.152,52-TL ilaç bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvuru tarihi olan 24.05.2021 tarihinde itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Tarafların Kişilik veya Niteliğinde Değişiklik" başlıklı 26. maddesinde; "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir


T.C. Anayasası' nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin nitelikleri sayılırken sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış, 5. maddesinde, Devletin temel amaç ve görevleri sayılarak, kişilerin ve toplumun refah, huzur, ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla görevli olduğu belirtilmiş, 17. maddesinin birinci fıkrasında ise, herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu kurala bağlanmıştır.

Öte yandan, Anayasa'nın 56. maddesinde, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, tasarruf ve verimi artırarak, işbirliği gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği, Devletin bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği; 60. maddesinde, herkesin, sosyal ve güvenlik haklarına sahip olduğu, Devletin, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alıp teşkilat kuracağı, 65. maddesinde ise, Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda, Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği düzenlemelerine yer verilmiştir.


5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun "Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri" başlıklı 64. maddesinde, "Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri şunlardır: a) Vücut bütünlüğünü sağlamak amacıyla yapılan ve iş kazası ile meslek hastalığına, kazaya, hastalıklara veya konjenital nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan durumlarda yapılacak sağlık hizmetleri dışında estetik amaçlı yapılan her türlü sağlık hizmeti ile estetik amaçlı ortodontik diş tedavileri. b) Geleneksel, tamamlayıcı, alternatif tıp uygulamaları ve Sağlık Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık Bakanlığınca tıbben sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri. c) Yabancı ülke vatandaşlarının; genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayıldığı tarihten önce mevcut olan kronik hastalıkları... Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Kurumca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü öngörülmüştür.


Devletin, herkesin sağlıklı bir yaşam sürdürmesi için gerekli teşkilatı kurmakla, yaşam hakkını sosyal hukuk devleri ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmakla ve sosyal güvenlik hakkını sağlayacak gerekli tedbirleri almakla görevli olduğu ve bu amaçla sosyal güvenlik hakkına sahip kişilerin tedavi giderlerinin ödenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi için, içlerinde davalı idarenin de yer aldığı, bazı kurum ve kuruluşlara düzenleme yapma yetkisi verdiği, ancak söz konusu yetkinin planlama ve bazı düzenlemelerin yapılması amacıyla kullanılması gerektiği açık olup; yetkinin veriliş amacı aşılarak, ilgililerin sağlık hizmetine ulaşmasının engellenmesi veya ağır bir mali yük altında bırakılması sonucunu doğuracak şekilde uygulanması hukuken mümkün bulunmamaktadır.


Dava dosyasının incelenmesinden, "parotis bezi malingneoplazma" tanısı ile tedavi gören davacının rahatsızlığının tedavisi amacıyla nivolumab etken maddeli "opdivo" isimli ilacın davacının kullanımı için doktor tarafından reçete edildiği, söz konusu ilacın bedelinin karşılanması istemiyle dava idare nezdinde başvuru yapıldığı, davalı idare tarafından Sağlık Uygulama Tebliği'nin madde 4.2.14.C.3.pp. maddelerinde bulunan şartları taşımadığı ve Ek 4/A listesinde bulunan ilaçlardan olmadığından bahisle yapılan başvurunun 28.05.2021 tarih ve xxxxxxxxx sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.


Dava konusu 28.05.2021 tarih ve xxxxxxxxx sayılı işlem yönünden;

Davacı Axxxxxxxxx'ün dava açıldıktan sonra 30/06/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.

Bu durumda; rahatsızlığının tedavisinde kullanılan "opdivo"(nivolumab) ticari isimli ilacın kesintisiz bir şekilde ödemesinin karşılanması diğer bir deyişle bu ilacın bedelsiz bir şekilde temininin sağlanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 28.05.2021 tarih ve xxxxxxxxx sayılı işlemin, yalnızca vefat eden davacı Axxxxxxxxxx'ü ilgilendirdiğinden, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dilekçenin iptaline karar verilmesi gerekmektedir.


Toplamda ödenen 31.152,52-TL ilaç bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvuru tarihi olan 24.05.2021 tarihinde itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin talep yönünden;

Söz konusu talep mirasçıları ilgilendirdiğinden işin esasına girilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Uyuşmazlık konusu olayda dosya içeriği bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının "parotis bezi malingneoplazma" tanısı konulduktan sonra İstanbul Sağlık Bakanlığı İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim Araşırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji bölümü tarafından Axxxxxxxxx'ün hastalığının tedavisine yönelik olarak nivolumab etken maddeli "opdivo" isimli ilacın kullanımının uygun görüldüğü ve 27.04.2021 tarihinde Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu endikasyon dışı ilaç onayı izni başvurusu üzerine 03.05.2021 tarih ve xxxxxxxxx sayılı yazı ile söz konusu onayında alındığı ve bu kapsamda Axxxxxxxxx'ün hastalığının tedavisine yönelik "opdivo" isimli ilacın kullanılmasına karar verildiği görülmektedir.


Bu durumda, Axxxxxxxxx'ün kanser hastalığı nedeniyle kullanması gereken ilacın Axxxxxxxxx'ün tedavisinin planlanmasından ve bu tedavide uygulanacak ilacın belirlenmesinden sorumlu uzman doktor tarafından reçete edildiği, davaya konu talebin kanser hastası olan davacının sağlıklı yaşam hakkı doğrudan ilgilendirmesi hususları ile yukarıda yer verilen anayasal hükümlerle birlikte dikkate alındığında tedavisi için katkı sunacağı doktor tarafından teyit edilen ilacın bedelinin karşılanmasına yönelik istemin kabulü gerekirken, aksine bir uygulamanın Anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan yaşam hakkı ilkesine aykırılık teşkil edeceği anlaşıldığından, söz konusu talep yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.


Bu durumda; 31.152,52-TL ilaç bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvuru tarihi olan 24.05.2021 tarihinde itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu 28.05.2021 tarih ve xxxxxxxxx sayılı işlem yönünden; dava dilekçesinin iptaline,


31.152,52-TL ilaç bedeli yönünden ise davanın kabulüne, 31.152,52-TL ilaç bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvuru tarihi olan 24.05.2021 tarihinde itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine, hükmedilen miktar üzerinden hesap edilen 2.130,20-TL nispi karar harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL karar harcının mahsup edilmesi suretiyle geriye kalan 2.070,90-TL bakiye nispi karar harcının Hazineye irat kaydedilmek üzere davacıya tamamlattırılması için ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, hükmedilen miktar üzerinden hesap edilen 2.070,90-TL nispi karar harcının davacılar tarafından tamamlanmasına müteakip davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi uyarınca belirlenen 4.672,88-TL nispi vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, dava sonucu itibariyle iptal, kabul ile sonuçlandığından davacı tarafından sarf edilen ve aşağıda dökümü yapılan 305,30-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 30/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Başkan Üye Üye

xxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxx xxxxxxxxxxxxxxxxx

xxxxxxx xxxxxxxx xxxxxxx


0 yorum
bottom of page