Tiroid Kanseri - Lenvatinib Etken Maddeli Lenvima İsimli İlaç İçin Kazandığımız Davanın Sonucu
- Av.Dr. Türker Fatih ÇİÇEK

- 5 gün önce
- 7 dakikada okunur
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BAKIRKÖY
. İŞ MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av. TÜRKER FATİH ÇİÇEK - [15732-37388-67239] UETS
DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI -
VEKİLİ :
DAVA : İş (Kurum İşleminin İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 08/11/2021
KARAR TARİHİ : 25/03/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İş (Kurum İşleminin İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Müvekkil a 2015 yılında Tiroid bezi malign neoplazmı tanısı konulmuş ve tanı biopsi ile patolojik olarak Tiroid kanseri olarak doğrulanmıştır. tarihli muayenede en kısa zamanda LENVİMA tedavisi uygulanması planlanmış olup hastanın halen marker, pet ct ve bt ile takipte olup onkoloğun önerisiyle 6 ay süreyle Lenvima tedavisi verilmesi planlanmış olup müvekkilinin 2015 yılında papiller tiroid kanseri tanısıyla total tiroidektomi ameliyatı olmuş, tiroid bezi tamamen alınmış ve sonrasında radyoiyot tedavisi görmüştür. 1 yıl süren takipler boyunca anti tiroglobulin değeri düşmeyen müvekkile ameliyattan 1 yıl sonra lenf nodu diseksiyonu yapılmış ve tekrar radyoiyot tedavisinin uygulanmış olduğunun müvekkiline bu süreçte toplamda 6 kez radyoiyot tedavisinin uygulanmış olduğunun 03/04/2020 tarihinde Toraks BT çekimi yapılmış, akciğerlerde multipl nodül tespit edilmiş olup görülen nodüllerin odak noktası tespiti için çekilen tüm vücut sintigrafisinde belirlenen bulgular metastaz (yayılma) olarak değerlendirilmiş olup Radyoiyot refrakter metastatik tiroid kanseri tanısı ile rediferansiasyon tedavisi için MEK inhibitörü kullanan müvekkile tekrar radyoiyot tedavisi uygulanmasına karar verilmiş ancak radyoaktif iyot tutulumu sağlanamamış olup 30/04/2021'de doktorların önerisiyle Sorafenib ticari isimli ilacı kullanan müvekkilin tedaviye rağmen kanser hücrelerinde büyüme devam etmiş olduğunun 10/06/2021'de Nexavar ticari isimli ilacın kullanılmasına ve tiroglobulin kontrolü yapılmasına karar verilmiş olup ilaçların kullanımı sonucu radyoaktif iyot tutulumu sağlanamamış olup hem nükleer tıp uzmanı hem de medikal onkologlar müvekkile tek seçenek olarak Lenvatinib tedavisi önermiştir. Tedavinin onkoloğun reçetelemesiyle 6 ay süreyle günlük 24 mg şeklinde verilmesi planlanmakta olup ilacın kullanımı için 13/10/2021 tarihinde Endikasyon Dışı Kullanım izni alınmış olup ilacın Türkiye'de satılan bir ilaç olmayıp TEB (Türkiye Eczacılar Birliği ticari işletmesi) tarafından Yurt Dışından İlaç Temini prosedürü uygulanarak getirtilmekte olup hastanın kendi ekonomik durumu ilacı karşılamak için yetersiz olup Sosyal Güvenlik Kurumu ilaçlar için SUT kuralları nedeniyle ilacın ödemesini yapmamakta olup hastaya faydalı olan tıp kurallarına uygun olarak kullanılan ilaçların ödemesinin yapılmaması açıkça hukuka aykırıdır ve hastaları mağdur etmekte olup hastanın hayatının devamı için kullanılması elzem olan ilaçların geri ödemesinin yapılması talebiyle 20/10/2021 tarihinde SGK'ya başvuruda bulunulmuş olup taleplerimiz 02/11/2021 tarihli yazı ile reddedilmiş olup müvekkilinin hayatını sürdürebilmesi için elzem olması ve tedavisiz kalması durumunda kısa sürede hayatını kaybetmesinin beklenmesi durumu gözönünde bulundurularak SGK nın ilacın geri ödemesinin yapılmasının reddine dair kararının tedbiren durdurulmasını ve tedavi sonuna kadar lenvima (lenvatinib) ticari isimli ilacın TEB (Türkiye Eczacılar Birliği) üzerinden sipariş verilerek tamamının davalı sosyal güvenlik kurumu başkanlığı tarafından herhangi bir kesinti yapılmaksızın karşılanmasına,''LENVİMA (Lenvatibib)'' ticari isimli ilacın geri ödemesinin yapılması ve başvurunun SGK tarafından reddine dair kararın iptaline, '' karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Sağlık Uygulama Tebliği madde 4.1.9'da 'Kurumca bedeli ödenecek olan ilaçlar Kurumun resmi internet sitesinde yayımlanan 'Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi'nde (EK-4/A) belirtilmiş olup bu listede ticari isimleri ve barkod/karekod numaları yer almayan ilaçların bedelleri hiçbir koşulda Kurumca ödenmeyeceğinin Yurt dışından temin edilen ilaçlar için özel düzenlemeler saklıdır' hükmü bulunmakta olup yine SUT'un madde 4.1.6.3 'İlacın reçete edilmesi ile ilgili SUT ve eki listelerde belirtilen özel hükümler saklı kalmak kaydıyla; EK-4/D Listesinde yer alan ilaçlar, sağlık raporunda dayanılarak tüm hekimlerce de reçete edilebilir' ve 4.1.6.5 de 'Kurumca katılım payından muaf tutulan hastalıklar, hastalıkları tanımlayan ICD-10 kodları ve bu hastalıklarda kullanılacak ilaçların yer aldığı EK-4/D Listesi, 'Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesi' (EK-4/D) olarak Kurumun resmi internet sitesinde yayımlanır' denmektedir. Ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte en az bir tıbbi onkoloji uzman hekiminin yer aldığı bir tedavi protokolünün olması gerekmekte ve bu protokolün asgari olarak 6 ay süreli sağlık raporuna dayanılması gerekmektedir. Somut olayda davacı vekili tarafından bu yönde bir rapor dosya içerisine sunulmamış olup bu nedenle eksik inceleme neticesinde verilen tedbir kararı hukuka ve hakkaniyete aykırı olup bu nedenle "LENVİMA(Lenvatibib)" ticari isimli ilaçların geri ödemesiyle ilgili olarak, ilacın SUT madde 4.1.9 ve 4.1.6'da belirtildiği üzere EK 4/A bedeli ödenecek ilaçlar listesi'nde ve hasta katılım payından muaf ilaçlar listesi (ek-4/d)'nde bulunmaması nedeniyle kurumlarınca geri ödenmesinin mümkün bulunmamakta olup mahkemenizce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına beyanla öncelikle verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve huzurdaki haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine '' karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının kanser hastalığının tedavisinde kullanılan ilaç bedelinin kurum tarafından karşılanması gerektiğinden aksi yöndeki kurum işleminin iptali talebine ilişkin olup davacıya ilişkin tedavi evrakları ve kurum kayıtları ile dava konusu ilaç yönünden faz çalışmalarını gösterir üretici firmanın cevabı dosyamız arasına celp edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun tarihli cevabi yazısında kurumlarınca verilen tarihli endikasyon dışı ilaç başvurusunda davacının rahatsızlığı nedeniyle troid bez malign melanomu tanılarının tedavisinde lenvatinib etkin maddeli ilaçların kullanımın uygun görüldüğünün bildirildiği,
Dosya içerisinde bulunan İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin yazı cevabı ekinde davacı tarafından kurumlarına yapılan başvuruyu gösterir işlem dosyasının gönderildiği, davacının kurumlarına yaptığı 20.10.2021 tarihli başvuruya istinaden İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 01/11/2021 tarihli cevapla açıklanan hususlar gereği dava konusu ilacın geri ödemesinin mümkün olmadığının bildirildiğinin anlaşıldığı, böylece davacı tarafından dava açmadan önce kuruma başvuru şartının yerine getirildiğinin anlaşıldığı,
İstinaf kaldırma sonrası , mahkememiz dosyası kaldırma kararı gereği rapor aldırılmak üzere Başkent Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü gönderilerek üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, mahkememize sunulan raporun incelenmesinde, 'ın mevcut durumunda standart tedavi seçeneklerini tüketmiş ve TİTCK endikasyon dışı onayı alınarak kullaniları Lenvatinib etken maddeli LENVIMA'nıri 24 mg/gün dozunda progresyona ya da tglere edilemeyen yan etki görülene kadar kullanılması uygun görülmüştür. ve kullanımı hayati öneme haizdir. Muadili bulunmamaktadır ve bu tedavi ile yanıt görülmesi öngörülmektedir (Stabil hastalık elde edildiği anlaşılmıştır). Sonuçta; davacıya reçete edilen dava konusu ilaç olan Lenvatinib etkan maddeli LENVİMA:« Davacının haştalığının tedavisi bakımından bilinen mevcut tehlavi yöntemlerine kıyasla sürekli olarak daha etkin ve yararlıdır (ancak hiçbir onkolojik tedaviden tam bir iyileşme ve sürekli bir etkinlik beklenmemelidir. Hastalığın her zaman hüks riski var olmasına etkin olduğu bilinen tedavidir). Kullanımı hayati öneme sahip)” ve kullanımı zorunludur.Davacının iyileşmesine tıbben ve fennen katkıda bulunduğu öngörülmektedir. Seçenekleri tükenmiş papiller tiroid kanserinde uzun bir süreden sonra etkinliği kanıtlanmış nadir iaçlardandır. Hastada diğer hedefe yönelik tedavilerin kullanımı için gerekli hedefler de sapatanmamıştır. Lenvatinib etken maddeli LENVIMA'nın 24 mg/gün dozunda progresyona ya da tolere edilemeyen yan etki görülene kadar kullanılması gereklidir. Hastada bu şekilde kullanılmıştır.Muadili olmadığı, Dava konusu olan ilacın kullanımı ile nüks riski azalmakta velyaşam süresi uzamaktadır.Ayrıca bu ilaçtan önce hiçbir tedavi ile olumlu etki erümenişir ancak SELECT çalışması sonucunda bir çok ülkede bu ilaç ruhsatlandırılmıştır. Ancak hiçbir onkolojik tedaviden tam bir iyileşme ve sürekli bir etkinlik beklenmenlelidir. Hastalığın her zaman nüks riski var olmasına rağmen standart seçenekleri tükenmiş hastalarda etkinlik gösteren bir ilaçtır'' şeklinde rapor düzenlendiği,
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun kuruluş ve işleyiş amacının mensuplarının sağlıklı olarak yaşamlarını idame ettirmesi olduğu düşünüldüğünde mensubu olan bir hastaya tedavisini yapan doktorlar tarafından hastalığın tedavisinde uygun görülen ilacın bedelinin SUT koşullarında karşılanması da Sosyal Güvenlik Kurumu'nun görevleri arasında yer almaktadır.
Bireylerin sağlık hakkına ilişkin olarak Anayasanın 56. maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi arttırarak, iş birliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.” hükmü amirdir.
Sosyal Güvenlik Hakkı yönünden Anayasanın 60 ıncı maddesinde; “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.” hükmü amir olup, sağlık hakkı ve sosyal güvenlik hakkı Anayasa’da “temel haklar” arasında yer alan Türkiye’nin taraf olduğu ve usulüne göre iç hukukuna dahil ettiği uluslararası hukuk kaynakları tarafından düzenlenmiş insan haklarıdır. Sağlık hakkının, Anayasanın 90’ıncı maddesindeki hüküm gereği “esas alınma” niteliği ile Devletin sağlık hakkından doğan ödevleri yönünden Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan “insan haklarına saygılı, … sosyal hukuk devleti” niteliği, devletin Anayasal ve Uluslararası Sözleşmeler ile Sağlık ve Sosyal güvenlik alanlarında hakların sağlanması açısından yükümlülükler altına girmiş bulunduğu, davacının tedavi gördüğü hastalığı dikkate alındığında ilaç kullanmaması halinde yaşama hakkının ihlal edileceği göz önüne alınarak değerlendirildiğinde davacının rahatsızlığı nedeniyle tedavisinde kullanması uygun bulunan ilacın endikasyon dışı kullanımı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiği anlaşılmakla ,
Böylece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın davacının kanser hastalığının tedavisinde kullanılan ilaç bedelinin kurum tarafından karşılanması istemine ilişkin olduğu davacının kurum sigortalısı olduğu ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından hastalığı nedeniyle tedavisinde lenvatinib etkin maddeli ilaçların kullanımı için uygun görüldüğü, istinaf kaldırma kararı sonrası aldırılan üç kişilik uzman bilirkişi heyeti tarafından alınan bilirkişi raporuna göre de davaya konu ilacın etkin olup önerildiğinin önerilmesi ve hayati öneme sahip olduğunun rapor edilişi, mahkememizce istinaf kaldırma kararı öncesinde ve sonrasında aldırılan raporlarının birbirlerini teyit ederek ilacın hayati öneme haiz olduğunun anlaşılması, böylece tedavi için kullanılan ilacın hasta için hayati öneme haiz olduğu ve tedavi anlamında daha etkin ve hastalık için uygun tedavi seçeneği olduğu, sağlık yardımlarının kapsamının tedavi süresince gerekli ilaç ve iyileştirme giderlerini kapsaması gerektiği, hangi ilacın uygulanacağı hususunun doktorların karar vereceği tıbbı bir karar olduğu, takibini yapan onkologlar tarafından bahse konu ilacın tüm yan etkileri göze alınarak kullanılmaya başlanılmış olması, davacının hastalığının tanısı ve tedavisinde karar veren hekimlerin konusunun uzmanı olmaları ve uygulanan dava konusu ilaç tedavisi ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna tedavisini yapan hastane tarafından tedavi öncesinde başvuruda bulunmuş olması, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporuna göre de davaya konu ilacın yaşam süresini artırdığının rapor edilmesi, davacının tedavi gördüğü hastalığı dikkate alındığında ilaç kullanmaması halinde yaşama hakkının ihlal edileceği göz önüne alınarak, T.C. Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde yer alan yaşama hakkı, sağlık hakkı, sosyal güvenlik hakkı ilkeleri ve dosyamız arasına alınan bilirkişi raporu ve tüm tespitler birlikte dikkate alındığında, davacının kanser tedavisinde hekimi tarafından kullanılması uygun görülen dava konusu ilaç bedellerinin davalı kurum tarafında ödenmesi gerektiği anlaşılmakla, iş bu davanın kabulü ile davacının tedavisinde kullanılan lenvatinib etken maddeli Lenvima isimli ilacın bedelinin davalı kurum tarafından kesintisiz karşılanmasının gerektiğinin tespitine aksine İbni Sina Sgm'nin 02/11/2021 tarihli kurum işleminin iptaline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
-Davanın kabulü ile ,
-İbni Sina Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin tarih ve sayılı kurum işleminin iptali ile davacı T.C. Kimlik numaralı tedavisi boyunca kullandığı ve kullanılacak olan Lenvatinib etken maddeli Lenvima isimli ilaç bedelinin kesintisiz olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğinin tespitine,
-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harçların isteği halinde davacıya iadesine,
-Davacı kendini vekille temsil ettiğinden A.A.Ü.T. Göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-Davacı tarafça harç dışında yapılan toplam 15.440,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı kurum tarafından yapılan 300-TL yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, kararın kesinleştiğinde artan gider avansının talep halinde iadesine,
Dair; Davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/03/2026
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır



Yorumlar